Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK m. 194)

Aile konutu şerhi, TMK m. 194 uyarınca eşlerin müşterek hayatını sürdürdüğü konutun tek taraflı satış, ipotek veya kira feshine karşı korunmasını sağlayan tapu kütüğüne yazılan açıklayıcı bir şerhtir. Malik olmayan eş, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve aile konutu olduğunu kanıtlayan belgelerle tapu sicil müdürlüğüne harçsız başvurarak şerh tesis ettirebilir; reddi hâlinde aile mahkemesine başvurulabilir. Şerh konulduktan sonra malik eş diğerinin açık ve yazılı rızası olmadan tasarrufta bulunamaz; üçüncü kişilerin TMK m. 1023 iyiniyet karinesinden yararlanma şansı ortadan kalkar. Boşanmanın kesinleşmesi, evliliğin iptali veya eşlerden birinin ölümü hâlinde şerh kendiliğinden düşer.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

28 Mayıs 2026Güncelleme: 17 Mayıs 202611 dk okuma
Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK m. 194)

Aile, yalnızca duygusal bağlarla değil, üzerinde yaşanılan ortak bir mekânla da somutlaşan bir yapıdır. Eşlerin müşterek hayatlarını sürdürdüğü, çocukların büyüdüğü, günlük rutinlerin içinde geliştiği konut; sıradan bir taşınmaz değil, “aile konutu”dur. Türk Medeni Kanunu (TMK), aile konutuna özel bir hukuki koruma tanımış ve bu konutun tek tarafın kararıyla satılmasını, ipotek altına alınmasını veya kira sözleşmesinin feshedilmesini engelleyici düzenlemeler getirmiştir. İşte aile konutu şerhi (TMK m. 194), bu korumayı kâğıt üzerinde gösteren ve üçüncü kişilere karşı aile konutu statüsünü ilan eden hayati bir hukuki araçtır. 2026 yılı itibarıyla şerh, Türk aile hukukunun en sık başvurulan koruyucu mekanizmalarından biri olmaya devam etmektedir.

Bu yazıda; aile konutu kavramı, aile konutu şerhinin hukuki niteliği, TMK m. 194’ün kapsamı, şerhin konulması için gereken şartlar, başvuru süreci ve gerekli belgeler, tapu sicil müdürlüğüne doğrudan başvuru ile mahkeme kararıyla şerh konulması arasındaki farklar, kira konutunda aile konutu hâli, şerhin üçüncü kişilere etkisi, şerhin kaldırılması koşulları, boşanma davasında aile konutunun tahsisi (TMK m. 254), ölüm hâlinde sağ kalan eşin oturma hakkı (TMK m. 240) ve uygulamadaki sıkça karşılaşılan sorunlar tek tek incelenecektir. Konunun hem teorik hem de pratik boyutlarını kapsayan bu rehber, evlilik birliği içinde aile konutunu güvence altına almak isteyen her birey için bütünsel bir başvuru kaynağı oluşturmayı amaçlamaktadır.

Aile Konutu Nedir? Hukuki Tanım ve Kapsam

Aile konutu, eşlerin müşterek hayatlarını sürdürdüğü, ortak yaşamın merkezi konumundaki konuttur. TMK m. 194’te bu kavram özel olarak tanımlanmış ve hukuki bir korumaya bağlanmıştır. Aile konutu, eşlerin geçici olarak gittiği yazlık ev, dağ evi veya tatil amaçlı kullanılan konutlardan farklıdır; aile konutu olabilmesi için bu mekânın eşlerin günlük yaşamlarını sürdürdüğü, oturma niyetinin sürekli olduğu ve fiilen ikamet ettikleri konut olması gerekir.

Bir eşin başka bir kentteki ailesinin yanında geçici olarak kaldığı, iş gereği uzakta bulunduğu durumlar aile konutu niteliğini değiştirmez. Önemli olan, eşler arasında bu konutun “asıl yaşam alanı” olduğuna dair açık veya örtülü bir uzlaşının bulunmasıdır. Aynı anda birden fazla aile konutu olamaz; eşlerin yalnızca tek bir konutu aile konutu sayılabilir. Eğer çok sayıda evi varsa, hangisinin aile konutu olduğu fiili kullanım ve sosyal yaşam bakımından belirlenir.

Aile konutu kavramının önemi, sadece sembolik değildir; çünkü aile konutu üzerinde malik olmayan eşin de bazı hakları doğar. Malik eş, diğerinin açık rızası olmadan aile konutu üzerinde tasarrufta (satış, ipotek, devre mülk olarak değerlendirme, kira sözleşmesinin feshi) bulunamaz. Bu kuralın işleyebilmesi için aile konutu statüsünün üçüncü kişilere bildirilmesi, yani tapuya “aile konutu şerhi” konulması gerekir.

TMK m. 194: Aile Konutu Şerhinin Hukuki Dayanağı

TMK m. 194 hükmü, aile konutuna ilişkin temel koruma mekanizmasını şu şekilde düzenler:

“Eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.”

Bu hüküm dört temel unsuru içerir:

  • Açık rıza olmadan aile konutu üzerinde tasarruf yasağı.

  • Rıza alınamadığında hâkim müdahalesi talep edebilme hakkı.

  • Tapuya şerh verilmesini isteme hakkı.

  • Kira sözleşmesinin tek taraflı feshedilememesi (kira konutunda da uygulanır).

TMK m. 194 hükmü, bir “emredici” düzenlemedir; eşler bu kuralı sözleşme ile değiştiremez, ortadan kaldıramaz veya feragat edemezler. Çünkü bu hüküm, aile birliğinin ve müşterek konutta oturma hakkının korunmasına yöneliktir; bireysel iradeyle değiştirilebilecek bir hukuki ilişki değildir.

Aile konutu şerhi nedir nasıl konulur

Aile Konutu Şerhinin Hukuki Niteliği

Aile konutu şerhi, tapu kütüğüne yazılan açıklayıcı (deklaratif) nitelikte bir şerhdir. Yani şerh, yeni bir hak yaratmaz; mevcut olan TMK m. 194 korumasını üçüncü kişilere ilan eder. Şerhin temel amacı, üçüncü kişilerin (alıcı, kredi kuruluşu, kiracı vb.) bu konutun aile konutu olduğunu görmelerini ve iyiniyet (TMK m. 1023) kalkanından yararlanamamalarını sağlamaktır.

Şerh, malik olmayan eşe konut üzerinde mülkiyet hakkı vermez; ancak konutu fiilen kullanma ve oturma hakkını güvence altına alır. Şerh konulduktan sonra malik eş, diğer eşin açık ve yazılı rızası olmadan satış, ipotek, kira sözleşmesinin feshi gibi tasarruflarda bulunamaz. Tapu sicil müdürlüğü ve noter, böyle bir işlemi gerçekleştirmek istediğinde diğer eşin rızasını arar.

Aile Konutu Şerhinin Konulması: İki Yol

1. Tapu Sicil Müdürlüğüne Doğrudan Başvuru

Malik olmayan eş, aşağıdaki belgelerle birlikte aile konutunun bulunduğu yer tapu sicil müdürlüğüne başvurarak şerhin tesisini talep edebilir:

  • Vukuatlı nüfus kayıt örneği: Eşlerin medeni durumunu ve evli olduklarını gösteren belge.

  • Konutun aile konutu olduğunu gösteren belge: Muhtarlıktan alınan ikametgâh belgesi veya su, elektrik, doğalgaz faturaları gibi konutta oturulduğunu kanıtlayan belgeler.

  • Kimlik fotokopisi: Başvurucu eşin kimliği.

  • Tapu kayıt bilgileri: Konutun ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri.

  • Vekâletname (avukatla başvuru hâlinde): Şerhin tesisi için özel olarak yetkilendirilmiş vekâletname.

Tapu sicil müdürlüğü, başvuruyu inceleyerek belgeleri yeterli görürse şerhi resen tesis eder. Şerh, ücretsizdir; yalnızca taşınmazın tapu döner sermaye hizmet bedeli ödenir. Süreç birkaç saat ile birkaç iş günü arasında tamamlanır.

2. Aile Mahkemesi Kararıyla Şerh Konulması

Tapu müdürlüğü herhangi bir nedenle şerh talebini reddederse veya konutun aile konutu olup olmadığı tartışmalıysa, malik olmayan eş aile mahkemesine başvurarak şerhin tesisi için karar talep edebilir. Mahkeme, konutun aile konutu olduğunu somut delillerle (tanık beyanı, fatura kayıtları, sosyal medya paylaşımları, çocukların okul kaydı) tespit ederek karar verir ve tapu müdürlüğüne müzekkere yazar. Bu yol genellikle eşler arasında tartışma olduğunda veya boşanma sürecinin başında, eşin engelleyici tutumu söz konusu olduğunda tercih edilir.

Kira Konutunda Aile Konutu Şerhi

Aile konutu mülkiyet altında olabileceği gibi, kira sözleşmesi ile de elde edilmiş olabilir. Kira konutunda aile konutu söz konusu olduğunda, TMK m. 194 yine uygulanır. Kira sözleşmesi yalnızca eşlerden birinin adına olsa bile, diğer eşin açık rızası olmadan sözleşme tek taraflı feshedilemez. Bu, özellikle kiracı eşin diğerini evden çıkarma teşebbüslerine karşı koruyucu bir mekanizmadır.

Kira konutunda şerh, mülk konutu gibi tapu kütüğüne kaydedilemez (çünkü mülkiyet kiraya verende kalır). Bunun yerine, malik olmayan eş kira sözleşmesinin tarafı olduğunu kiraya verene bildirebilir; bu bildirim üzerine kiraya veren, sözleşmeye ilişkin tüm bildirimleri her iki eşe de yapmak zorunda kalır. Ayrıca diğer eş, kira sözleşmesine taraf olarak da resmen eklenebilir; bu durumda her iki eş de kiracı sıfatını kazanır.

Şerhin Üçüncü Kişilere Etkisi

Aile konutu şerhi konulduktan sonra, üçüncü kişiler bu şerhi tapu kayıtlarında görebilir. TMK m. 1023 hükmü uyarınca tapu kayıtlarına güvenerek hareket eden üçüncü kişiler iyiniyetlidir; ancak şerh varlığını gördükleri için iyiniyet iddiası geçersiz olur. Bu durumda:

  • Satış işlemi yapılamaz: Tapu sicil müdürlüğü, malik olmayan eşin rızası olmadan tescil yapmaz.

  • İpotek tesis edilemez: Banka veya kredi kuruluşu, ipotek için diğer eşin rızasını arar.

  • Kira feshi yapılamaz: Kira sözleşmesinin feshi için diğer eşin onayı zorunludur.

  • İcra işlemleri sınırlı uygulanır: Şerhli aile konutunun cebri icra ile satılması daha karmaşık bir süreç gerektirir; alıcılar bu nedenle çekimser kalır.

Şerhe rağmen yapılan tasarruflar geçersizdir; malik olmayan eş, bu işlemlerin iptalini dava yoluyla talep edebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, şerh konulmamış aile konutunda da malik olmayan eş, üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunu (yani konutun aile konutu olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini) ispatlayarak işlemin iptalini talep edebilir; ancak bu çok daha güç bir ispat sürecidir. Şerh, bu güçlüğü baştan ortadan kaldırır.

Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması

Aile konutu şerhi, aşağıdaki hâllerde kalkar:

  • Boşanmanın kesinleşmesi: Boşanma kararının kesinleşmesi ile evlilik birliği sona erdiği için aile konutu statüsü ve şerh kalkar.

  • Evliliğin iptali: Mutlak veya nispi butlan kararının kesinleşmesi sonrasında.

  • Eşlerden birinin ölümü: Ölümle evlilik birliği sona erdiği için şerh düşer; ancak sağ kalan eşin TMK m. 240 kapsamındaki oturma hakkı talebi ayrı bir hukuki süreçtir.

  • Konutun aile konutu olma niteliğini yitirmesi: Eşlerin başka bir konutu aile konutu olarak özgülemesi (bu durumda mahkeme veya tapu müdürlüğüne başvurulması gerekir).

  • Şerh sahibi eşin yazılı talebi: Şerh sahibi eş, talep ederse şerhin kaldırılmasını sağlayabilir.

  • Cebri icra yoluyla satış: Konutun icra dairesince satılması durumunda şerh düşer; ancak bu satışta diğer eşin haklarının korunmasına dikkat edilir.

Boşanma Davasında Aile Konutunun Tahsisi (TMK m. 254)

Boşanma davası süresince ya da boşanmanın kesinleşmesinden sonra, eşlerden biri aile konutunun belirli bir süre kendisine tahsis edilmesini talep edebilir. TMK m. 254 bu tahsisi, hâkimin çocukların ve eşin durumunu birlikte değerlendirerek belirleyebileceğini düzenler. Tahsis süresi sınırlı olabilir; mahkeme genellikle çocukların okula gitme dönemi, müşterek hayatın yeniden organize edilmesi için gereken süre gibi faktörlere bağlı olarak bir süre belirler.

Aile konutu üzerinde hak sahibi olmayan eş, mahkemeye başvurarak hâkim kararıyla aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı tesisini de talep edebilir (TMK m. 240). Bu özellikle ölüm hâlinde sağ kalan eş için önemlidir; çünkü mirasçılar arasında konutun paylaşımı sağ kalan eşin barınma hakkını tehlikeye atmamalıdır. Sağ kalan eş, aile konutu üzerinde “oturma hakkı” veya tam mülkiyet talep ederek bu durumu çözebilir.

Aile konutu ve hukuki koruma

Aile Konutunun Mülkiyetinin Eşe Geçirilmesi (TMK m. 240)

TMK m. 240, eşlerden birinin ölümü hâlinde sağ kalan eşe aile konutu üzerinde özel haklar tanır. Sağ kalan eş, mirasçılık sıfatından bağımsız olarak, aile konutunun mülkiyetinin kendisine devrini ya da bu konut üzerinde intifa veya oturma hakkı tesisini talep edebilir. Bu hak, hayatta kalan eşin barınma ve sosyal yaşam güvencesinin korunması amacını taşır.

Talebin değerlendirilmesinde sağ kalan eşin yaşı, sağlık durumu, ekonomik koşulları, mirasçıların durumu ve aile konutunun değer durumu göz önüne alınır. Mahkeme, mülkiyetin devrine karar verirse, sağ kalan eş diğer mirasçılara konut bedelinin paylarını öder. Eğer mülkiyet devri uygun bulunmazsa intifa veya oturma hakkı tesis edilir.

Yargıtay’ın Yaklaşımı: Yerleşik İçtihatlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre aile konutu şerhi, malik olmayan eşin korunması için olağan başvurulması gereken bir mekanizmadır. Daire, şerhin tesisinin reddedildiği davalarda titiz bir inceleme yapmakta ve fiili kullanım, oturma niyeti ve konutun günlük yaşamdaki yeri gibi unsurları bütüncül biçimde değerlendirmektedir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ise şerhsiz aile konutuna yapılan tasarruflarda, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasının nasıl değerlendirileceğini netleştirmiştir. Daireye göre, üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilebilecek konumda olduğunu (komşuluk, akrabalık, alışveriş ilişkisi) ispatlanırsa, iyiniyet iddiası kabul edilmez ve işlem geçersiz sayılır. Ne var ki şerh konulmuş bir konutta bu ispat aşaması hiç gündeme gelmez; üçüncü kişi otomatik olarak kötü niyetli sayılır.

Yargıtay’ın bir başka yerleşik vurgusu, “haklı sebep olmaksızın rıza vermeyen eş”e karşı hâkim müdahalesinin kapsamına ilişkindir. Eğer malik eş, diğer eşin haklı bir sebebe dayanmaksızın aile konutunun satışına rıza vermediğini iddia ederse, hâkim bu iddiayı değerlendirir. Eğer karşı eşin rıza vermemesi ailenin korunması açısından makul ise, mahkeme satışa izin vermez. Bu içtihat, aile konutunun salt ekonomik bir varlık değil, ailenin sosyal güvenlik mekanizması olarak kabul edildiğini gösterir.

Şerh Konulmadığında Doğan Riskler

Aile konutu şerhi konulmamış bir konut, üçüncü kişiler için “sıradan bir taşınmaz” gibi görünür. Malik eş, bu durumda kötü niyetli olarak konutu satabilir, ipotek altına alabilir veya kira sözleşmesini feshedebilir. Diğer eş bu işlemleri sonradan öğrendiğinde, üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı tartışmasıyla karşı karşıya kalır. İyiniyetli üçüncü kişiye karşı işlemin iptali güçleşir; bu durumda diğer eşin tek seçeneği, malik eşten tazminat talep etmektir. Ne var ki bu, hem konutun kaybedilmesi hem de uzun bir tazminat davası süreci anlamına gelir.

Şerh konulmuş bir konutta ise bu risk tamamen ortadan kalkar. Tapu sicil müdürlüğü, herhangi bir tasarruf işlemi için diğer eşin rızasını arayacağı için, malik eşin tek başına hareket etme olanağı kalmaz. Bu nedenle evliliğin başında veya boşanma sürecine girer girmez aile konutu şerhinin tesisi, aile birliğini ve barınma hakkını koruma açısından en sağlıklı yoldur.

İzmir Aile Hukuku Avukatı ile Şerh Süreci

Aile konutu şerhi, görünüşte basit bir tapu işlemi olsa da hukuki sonuçları bakımından son derece güçlü bir koruma mekanizmasıdır. Şerhin doğru biçimde tesis edilmesi, gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanması, malik eşin engelleme girişimlerine karşı mahkemeye başvurulması ve boşanma sürecinde aile konutunun tahsisi gibi konularda profesyonel bir hukuki rehberlik kritik önem taşır. Av. Aydın Aytuğ Hukuk Bürosu, İzmir’de aile konutu şerhi tesisi, aile konutuna ilişkin tasarrufların iptali, boşanma sonrası aile konutunun tahsisi ve TMK m. 240 kapsamındaki oturma hakkı taleplerinde müvekkillerine kapsamlı hizmet sunmaktadır. Aile konutunun korunması, ailenin geleceğinin korunması demektir.

Sonuç

Aile konutu şerhi (TMK m. 194), evlilik birliği içinde malik olmayan eşin müşterek konuta ilişkin haklarını üçüncü kişilere karşı koruyan, ücretsiz, hızlı ve son derece etkili bir hukuki mekanizmadır. Şerh, malik eşin tek taraflı olarak aile konutunu satmasını, ipotek altına almasını veya kira sözleşmesini feshetmesini engeller. Tapu sicil müdürlüğüne doğrudan başvuru veya aile mahkemesi kararıyla tesis edilebilen şerh, aile konutu olma niteliği devam ettiği sürece geçerlidir. Boşanma, evliliğin iptali veya eşlerden birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; ancak sağ kalan eş için TMK m. 240 kapsamında ek koruma mekanizmaları devreye girer. Evlilik birliği içinde aile konutu şerhinin tesisi, ailenin barınma güvenliğini ve müşterek hayat alanını koruma açısından en akılcı önlemdir; özellikle boşanma sürecinin başında bu adımın atılması, telafisi güç sonuçların önüne geçmek için zorunludur.

Merak Edilenler

Makale Hakkında S.S.S

Aile konutu şerhi koymak için ücret ödenir mi?

Hayır, şerhin tesisi harçtan muaftır. Yalnızca tapu döner sermaye hizmet bedeli ödenir; bu da çok düşük bir miktardır.

Eşim aile konutunun maliki, ben şerh koyabilir miyim?

Evet, malik olmayan eş tek başına ve eşin onayına gerek olmaksızın şerh tesisi için tapu sicil müdürlüğüne başvurabilir. Şerhin tesisi için malik eşin rızası aranmaz.

Şerh konulduktan sonra eşim evi satabilir mi?

Hayır, şerh konulduktan sonra malik eş diğer eşin açık ve yazılı rızası olmadan evi satamaz. Tapu sicil müdürlüğü, böyle bir işleme onay vermez.

Kira evinde şerh nasıl konulur?

Kira evine tapu şerhi konulamaz çünkü mülkiyet kiraya verendedir. Ancak diğer eş kira sözleşmesine taraf olarak eklenebilir veya kiraya verene yazılı bildirim yapılarak aile konutu olduğu duyurulabilir.

Boşandıktan sonra şerh otomatik kalkar mı?

Evet, boşanma kararının kesinleşmesi ile şerh hukuken sona erer. Tapu sicil müdürlüğüne boşanma kararının ibrazı ile şerh terkin edilir.

Eşim öldü, aile konutu üzerindeki haklarım nelerdir?

TMK m. 240 uyarınca sağ kalan eş, aile konutu üzerinde mülkiyet devri, intifa veya oturma hakkı tesisini talep edebilir. Bu, mirasçılık sıfatından bağımsız bir haktır.

Şerh konulmuş eve ipotek konulabilir mi?

Hayır, şerhli aile konutu üzerinde diğer eşin yazılı rızası olmadan ipotek tesis edilemez. Banka veya kredi kuruluşu, ipotek işlemi için diğer eşin onayını arar.

Aile konutu şerhi geçici midir?

Şerh, evlilik birliği devam ettiği sürece geçerlidir. Boşanma, evliliğin iptali veya eşlerden birinin ölümü gibi durumlarda kendiliğinden kalkar.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp