Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir? Rıza ve Hukuki Değerlendirme (2026)

Ters ilişki tek başına bir boşanma sebebi değildir; karşılıklı rızaya dayanan cinsel birliktelikler hukuki uyuşmazlık konusu yapılmaz. Ancak eşin rızası dışında gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, TMK m. 166 çerçevesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini oluşturur. Ayrıca TCK m. 102 kapsamında cinsel saldırı suçu olarak ceza hukuku sorumluluğu da doğar. Mağdur eş boşanma davası, ceza şikâyeti, manevi tazminat, 6284 sayılı Kanun koruma tedbirleri ve tedbir nafakası gibi birden fazla hukuki yolu birlikte kullanabilir. Sağlık raporu, savcılık dosyası ve psikolog raporları ispatta belirleyicidir.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

17 Nisan 2026Güncelleme: 17 Mayıs 202611 dk okuma
Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir? Rıza ve Hukuki Değerlendirme (2026)

Evlilik birliği, eşlerin karşılıklı rızasına ve saygısına dayanan bir hukuki ilişkidir. Bu birlik içinde cinsel yaşam, eşlerin karşılıklı iradesiyle şekillenen mahrem bir alandır. Son dönemde boşanma davalarında eşlerden birinin cinsel alanda sergilediği davranışların hukuki niteliği sıkça tartışılmaktadır. Bu bağlamda ters ilişki boşanma sebebi midir sorusu hem hukuki hem de toplumsal açıdan dikkat çeken bir konudur. Türk hukukunda cinsel yaşamın evlilik içinde nasıl şekilleneceği konusundaki temel ilke karşılıklı rızadır.

Eşin rızası dışında gerçekleştirilen her türlü cinsel ilişki, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini oluşturur. Ters ilişki de bu kapsamda değerlendirilen bir davranıştır. Rızasız gerçekleştirilen ters ilişki hem boşanma sebebi oluşturur hem de cinsel saldırı suçunun konusu olabilir. Buna karşılık tarafların karşılıklı rızasına dayanan cinsel birliktelikler hukuki uyuşmazlık konusu yapılamaz. Bu makalede ters ilişkinin hukuki niteliği, Yargıtay yaklaşımı, ispat yolları ve ceza boyutu ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Evlilikte Cinsel Yaşam ve Rıza Kavramı

Evlilik birliği, eşlerin karşılıklı sadakat, sevgi ve saygı üzerine kurulu bir yaşam ortaklığıdır. TMK m. 185 eşlerin birbirine sadık kalmasını, yardımcı olmasını ve aile birliğinin mutluluğunu birlikte sağlamasını hükme bağlar. Bu düzenleme, eşlerin cinsel yaşamının da karşılıklı rızaya dayalı olması gerektiği anlamını taşır. Evlilik akdi, eşin rızasına bakılmaksızın cinsel birlikteliğe giren bir sınırsız hak doğurmaz.

Rıza, cinsel ilişkinin hukuka uygunluğunun temel şartıdır. Eşin rızası olmadan gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, onun kişilik haklarına saldırı niteliği taşır. Bu durum evlilik içinde de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi eşe karşı işlenen cinsel saldırı suçunu düzenler ve evlilik içinde de bu suçun oluşabileceğini kabul eder. Dolayısıyla cinsel birlikteliğin türü ne olursa olsun, eşlerin karşılıklı rızasının varlığı aranır.

Ters İlişkinin Hukuki Niteliği

Ters ilişki, cinsel ilişki türlerinden biri olarak evlilik yaşamında gündeme gelebilir. Bu ilişki türünün boşanma sebebi oluşturup oluşturmayacağı tek bir cevabı olan bir soru değildir. Belirleyici unsur, ilişkinin karşılıklı rızaya dayanıp dayanmadığıdır. Karşılıklı rızaya dayanan cinsel birliktelikler, evlilik birliği içinde mahrem alanın bir parçası olarak kabul edilir ve boşanma sebebi oluşturmaz.

Buna karşılık eşin rızası dışında zorla gerçekleştirilen ters ilişki, hem evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini hem de manevi tazminat talebinin dayanağını oluşturur. Ayrıca cinsel saldırı suçu olarak ceza hukuku sorumluluğu da gündeme gelir. Bu nedenle konu sadece aile hukuku değil, aynı zamanda ceza hukuku boyutuyla ele alınmalıdır. Mağdur eş, boşanma davasıyla birlikte ceza şikâyetinde de bulunabilir.

TMK m. 166 Çerçevesinde Değerlendirme

Evlilikte cinsel şiddet ve boşanma davası

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını boşanma sebebi olarak düzenler. Evlilik birliği çekilmez hâle geldiğinde boşanma davası açılabilir. Rızasız cinsel ilişki, evlilik birliğini çekilmez hâle getiren en ağır davranışlardan biridir. Eşin onuruna, bedensel bütünlüğüne ve psikolojisine yönelik bu saldırı, evlilik birliğinin sürdürülmesini imkânsız kılar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, rızasız cinsel ilişkinin hem boşanma sebebi hem de manevi tazminat sebebi oluşturduğu vurgulanmaktadır. Bu kararlarda ters ilişki dahil olmak üzere her türlü rızasız cinsel davranışın evlilik birliğini temelinden sarstığı kabul edilir. Bununla birlikte Yargıtay, olayın ispatında titiz bir değerlendirme yapar. Tek başına beyanla yetinilmez; tanık, sağlık raporu, mesaj kayıtları ve bilirkişi raporlarıyla desteklenen somut bir olgunun ortaya konması beklenir.

Cinsel Saldırı ve Ceza Hukuku

Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi cinsel saldırı suçunu düzenler. Bu maddeye göre cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi cezalandırılır. Eşe karşı bu suçun işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine soruşturma başlatılır. Madde 102/2 hükmü, cinsel davranışın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda daha ağır ceza öngörür.

Rızasız ters ilişki bu madde kapsamında ağır bir cinsel saldırı olarak değerlendirilir. Fail için hapis cezası hükmedilebilir. Cezanın alt sınırı artırılmış oranlardadır. Şikâyete bağlı suç kapsamında değerlendirilen durumlarda, mağdur eşin altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre geçtikten sonra ceza davası açılamaz; ancak boşanma davasındaki manevi tazminat talebi için zamanaşımı farklı işler.

Mağdur Eşin Hukuki Hakları

Rızasız cinsel ilişkiye maruz kalan eşin çeşitli hukuki hakları bulunur. Bu haklar bir arada ve birbirini destekleyecek biçimde kullanılabilir. İlk hak çekişmeli boşanma davası açmaktır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olarak açılan davada manevi tazminat, maddi tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve velayet talepleri ileri sürülebilir.

  • Boşanma davası: TMK m. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı dava açılabilir.

  • Ceza şikâyeti: TCK m. 102 uyarınca cinsel saldırı suçundan şikâyette bulunulabilir.

  • Manevi tazminat: TMK m. 174/2 hükmü kapsamında kişilik haklarına saldırı nedeniyle talep edilebilir.

  • Koruma tedbirleri: 6284 sayılı Kanun çerçevesinde uzaklaştırma kararı talep edilebilir.

  • Tedbir nafakası: Dava süresince maddi destek için tedbir nafakası istenebilir.

Bu haklar her biri ayrı davalarla veya aynı dava içinde birleştirilerek ileri sürülebilir. Hukuki stratejinin erken aşamada belirlenmesi, mağdur eşin korunması açısından büyük önem taşır. Avukat denetiminde hazırlanan bir yol haritası, sürecin etkili ve bütüncül biçimde yürütülmesini sağlar.

Delil ve İspat Süreci

Rızasız cinsel ilişki iddiası, ispatı titizlik gerektiren bir olgudur. Olayın özel nitelikli bir alanda gerçekleşmesi, tanık olmamasına yol açabilir. Bu nedenle mağdur eşin sunacağı deliller olayın bütünlüğünü ortaya koyacak nitelikte olmalıdır. Sağlık raporları, savcılık dosyası, mesaj kayıtları ve tanık beyanları belli başlı delil türleridir.

Sağlık raporu, olayın hemen ardından hastaneye başvurulduğunda düzenlenir. Muayene bulguları, vücuttaki izler ve psikolojik etki raporu mahkemede önemli delil oluşturur. Savcılık aşamasında yapılan soruşturma tutanakları da boşanma davasında kullanılabilir. Ayrıca olay öncesi ve sonrası eşe gönderilen veya eşten alınan mesajlar, olayın bağlamını aydınlatır. Tanık beyanları ise olayın olduğu günlerde mağdur eşin duygusal durumu, fiziksel görüntüsü ve davranışları hakkında bilgi verebilir.

Rıza Kavramının Sınırları

Cinsel ilişkide rıza kavramı, basit bir onay ifadesinin ötesinde titizlikle değerlendirilmelidir. Rızanın özgür iradeyle verilmiş olması, baskı veya tehdit altında olmaması gerekir. Eşin fiziksel veya psikolojik baskı altında verdiği onay hukuka uygun rıza sayılmaz. Ayrıca rıza, her bir cinsel ilişki için ayrı ayrı verilir. Geçmişteki rıza, sonraki ilişkiler için geçerli olamaz.

Rızanın anlık olarak geri alınması da hukuki açıdan bağlayıcıdır. Bir cinsel ilişki süresince eşin "dur" demesi, ilişkinin o noktada sonlandırılması gerektiği anlamına gelir. Bu noktadan sonra devam edilen cinsel davranışlar rızasız kabul edilir. Bu yaklaşım, eşin bedensel ve ruhsal bütünlüğüne verilen önemin hukuki yansımasıdır.

Manevi Tazminat Tutarını Etkileyen Faktörler

Rızasız cinsel ilişki olaylarında hükmedilen manevi tazminat, mağdur eşin yaşadığı psikolojik acıyı karşılamaya yönelik bir ödeme niteliğindedir. Tazminat miktarı hâkim tarafından serbestçe takdir edilir. Olayın ağırlığı, tekrarı, eşlerin ekonomik durumu ve mağdur eş üzerindeki etki tazminat miktarını doğrudan etkiler. Özellikle olayın birden fazla kez yaşandığı durumlarda tazminat daha yüksek belirlenir.

Ayrıca olayın çocukların yanında gerçekleşmesi, mağdur eşin ciddi sağlık sorunu yaşaması ve olayın üçüncü kişilerce duyulması tazminat miktarını artıran unsurlardır. Yargıtay, manevi tazminat miktarını belirlerken fahiş veya sembolik miktarlardan kaçınılması gerektiğini vurgular. Tazminat, mağdur eşin gerçek zararını karşılamaya yeterli, ancak karşı tarafın ekonomik gücünü aşmayacak bir miktarda belirlenir.

Kusur Dağılımı ve Nafaka Etkileri

Rızasız cinsel ilişkide bulunan eş, kusur değerlendirmesinde tam kusurlu kabul edilir. Bu durum hem boşanma kararı hem de mali sonuçlar açısından belirleyici etki yaratır. TMK m. 175 uyarınca yoksulluk nafakası için kusurun daha ağır olmaması şartı aranır. Tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Dolayısıyla kusurlu eş, ekonomik olarak güçsüz konumda olsa bile nafakadan yararlanamaz.

Mağdur eş ise kusursuz kabul edildiğinden maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinde güçlü bir konumdadır. İştirak nafakası ise çocuğun üstün yararı gereği kusurdan bağımsız olarak belirlenir. Velayet kararında ise kusurlu eşin davranışları, çocuğun üstün yararı değerlendirmesinde olumsuz bir unsur olarak dikkate alınır. Çocuğun fiziksel ve psikolojik güvenliği velayet kararının temel ölçütüdür.

Koruma Tedbirleri ve Uzaklaştırma

Cinsel şiddet mağduru için koruma tedbirleri ve hukuki destek

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, cinsel şiddet mağduru eş için acil koruma tedbirlerinin alınmasına olanak tanır. Uzaklaştırma kararı, iletişim yasağı, belirli mesafede bulunmama ve konutun mağdur eşe tahsisi gibi tedbirler aynı gün içinde alınabilir. Bu tedbirler mağdur eşin güvenliğini sağlarken, boşanma davasının seyrini de olumlu etkiler.

Koruma kararı, polis marifetiyle uygulanır ve ihlali hâlinde failin zorla götürülmesi söz konusu olur. Ayrıca koruma kararına uymama durumunda faile hapis cezası verilebilir. Koruma kararının süresi başlangıçta altı ay olarak belirlenir ve ihtiyaca göre uzatılabilir. Bu kararlar, mağdur eşin hem fiziksel hem de ruhsal olarak toparlanmasına imkân sağlar. Ayrıca koruma kararı alınmış olması, boşanma davasında olayın varlığının güçlü bir kanıtı olarak değerlendirilir.

Psikolojik Destek ve Rehabilitasyon

Rızasız cinsel ilişki yaşayan eşin hukuki süreçle birlikte psikolojik destek alması büyük önem taşır. Bu olayların mağdur üzerindeki etkileri uzun süreli olabilir. Anksiyete, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ve uyku sorunları sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Profesyonel psikolog ve psikiyatrik destek, iyileşme sürecinin hızlanmasına yardımcı olur.

Alınan psikolog raporları ve tedavi belgeleri boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Psikolojik raporların sunulması, olayın mağdur üzerindeki etkisini mahkemeye somut biçimde gösterir. Bu durum manevi tazminat miktarının daha yüksek belirlenmesinde rol oynar. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının sunduğu danışmanlık hizmetleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) destekleri mağdur eş için önemli kaynaklardır.

Çocuklu Ailelerde Durum

Rızasız cinsel ilişki yaşayan ailelerde çocukların durumu ayrı bir hukuki başlıktır. Çocuk, olayın doğrudan tanığı olmasa dahi aile içi gerilimden etkilenir. Mahkeme velayet kararı verirken çocuğun üstün yararını temel alır. Kusurlu eşin davranışları, çocuğun fiziksel ve psikolojik güvenliği açısından risk oluşturuyorsa velayet kusursuz eşe verilir.

Kişisel ilişki düzeni de bu tür dosyalarda özenle belirlenir. Kusurlu ebeveynin çocukla görüşme hakkı tamamen kaldırılmaz; ancak gözetim altında görüşme, belirli saatlerde kısa süreli buluşmalar veya üçüncü kişi eşliğinde görüşmeler öngörülebilir. Pedagog raporları, kişisel ilişki düzeninin çocuğa en az zarar verecek şekilde kurulmasına yardımcı olur. Çocuğun yaşı ve tercihleri de bu süreçte dikkate alınır.

Yargılama Süreci ve Süreler

Rızasız cinsel ilişki iddiasına dayalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma sürecinin tüm aşamalarını takip eder. Delil toplama, tanık dinleme, bilirkişi incelemesi ve duruşmaların ardından karar verilir. Büyükşehirlerde bu süreç ortalama bir ila iki yıl sürebilir. Ceza davası ise savcılık aşamasında başlar ve iddianame kabulünden sonra ceza mahkemesinde görülür.

Ceza davasında mahkeme, delil toplama sürecini kendi başına yürütür ve boşanma davasında toplanan delillerle karşılıklı etkileşim olabilir. Örneğin ceza davasında verilen mahkûmiyet kararı, boşanma davasında mağdur eşin lehine güçlü bir delil oluşturur. Buna karşılık ceza davasının beraatla sonuçlanması, boşanma davasını otomatik olarak olumsuz etkilemez. Çünkü ceza davasında uygulanan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi, hukuk davasında geçerli değildir.

Affetme Kavramı

Aile hukuku davalarında affetme, eşler arasındaki ilişkinin normalleşmesi anlamına gelen bir kavramdır. Rızasız cinsel ilişki gibi ağır olaylarda affetmenin hukuki geçerliliği çok daha sıkı koşullara bağlıdır. Eşin tehdit, baskı veya duygusal manipülasyon sonucu verdiği barışma iradesi affetme sayılmaz. Gerçek affetme, mağdur eşin özgür iradesiyle ve olayın tüm sonuçlarını değerlendirerek aldığı karar sonucu oluşur.

Affetme gerçekleştikten sonra affedilen olaylar yeni boşanma davasında kullanılamaz. Ancak affetme sonrasında aynı kusurlu davranışın tekrarlanması, yeni bir boşanma davasının güçlü dayanağını oluşturur. Ayrıca affetme yalnızca aile hukuku boyutunu etkiler; ceza hukuku açısından şikâyete bağlı olmayan suçlarda affetmeyle ceza davası sona ermez. TCK kapsamındaki cinsel saldırı suçunda şikâyetten vazgeçme sadece kovuşturulabilen hâllerde mümkündür.

Evlilik İçinde Cinsel Uyum Sorunları

Evlilik birliğinde cinsel uyum, eşlerin karşılıklı anlayış ve iletişimiyle şekillenen dinamik bir süreçtir. Tarafların cinsel tercihleri, beklentileri ve sınırları zamanla değişebilir. Sağlıklı bir evlilikte bu değişimler açık iletişimle yönetilir ve eşler ortak bir uyum alanı oluşturur. Ancak bazı çiftlerde iletişim eksikliği, kültürel farklılıklar veya kişisel yaşantılar nedeniyle cinsel uyum sorunları yaşanabilir.

Uyum sorunlarının aşılmasında cinsel terapi, çiftler terapisi ve aile danışmanlığı etkili destek yolları arasında yer alır. Uzman eşliğinde yapılan görüşmeler, tarafların birbirini daha iyi anlamasını sağlar. Bu süreç, evliliğin sağlıklı biçimde sürmesine önemli katkı sunar. Bununla birlikte terapi süreci tarafların karşılıklı rızasıyla yürür. Zorla uygulanan terapi veya sağlıksız ilişki biçimlerini dayatmak hukuka aykırıdır. Mağdur eş, her zaman hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir.

Cinsel Sağlık Açısından Değerlendirme

Cinsel ilişki türleri arasındaki tercihler eşler arasında açık iletişimle belirlenmelidir. Eşlerin cinsel tercihleri konusunda karşılıklı fikir alışverişi yapması, evlilik birliğinin sağlıklı sürmesi için önemli bir unsurdur. Cinsel sağlık uzmanlarıyla görüşme, çiftler için iletişim ve uyum açısından yararlı olabilir. Bununla birlikte eşlerden birinin rızası olmadan belirli bir ilişki türünü dayatmak hukuka aykırıdır.

Ayrıca bazı cinsel ilişki türleri sağlık risklerini de beraberinde getirebilir. Ters ilişkide hijyen koşullarının sağlanmaması, çeşitli enfeksiyon hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Bu tür sağlık sorunları yaşayan eşin tıbbi destek alması ve uzman hekim kontrolünde tedavi görmesi gerekir. Sağlık sorunlarının belgelenmesi, boşanma davasında eşin fiziksel bütünlüğüne yönelik ihmali gösteren ek bir delil olarak sunulabilir. Bu durum manevi tazminat miktarının belirlenmesinde de etkili olur.

Evlilik İçi Rızasızlık İstatistikleri

Araştırmalar, evlilik içinde yaşanan rızasız cinsel davranışların sık rastlanan ancak nadiren yargıya taşınan olgular olduğunu göstermektedir. Toplumsal tabular ve mahremiyet kaygıları, mağdur eşlerin adli yolları kullanmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum, olayların bildirilme oranını oldukça düşük düzeyde tutar. Ayrıca delil toplama güçlüğü, ispat eşiğinin yüksek olması ve süreç içinde yaşanan ikincil travmalar mağdur eşleri caydırabilir.

Türkiye'de son yıllarda kadın sağlığı ve hakları konusunda artan farkındalık, bu alanda da olumlu adımların atılmasını sağlamıştır. Sivil toplum kuruluşları, baroların kadın hakları komisyonları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimleri mağdur eşlere hukuki ve psikolojik destek sunar. ŞÖNİM'ler 24 saat aktif çalışır ve acil durumlarda barınma imkânı dahi sağlayabilir. Bu destek mekanizmalarının bilinmesi, mağdur eşlerin başvuru sürecini kolaylaştırır.

Ters ilişki, karşılıklı rızaya dayandığı sürece hukuki uyuşmazlık konusu yapılamaz. Ancak eşin rızası dışında gerçekleştirilen ters ilişki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini oluşturur ve hem aile hukuku hem ceza hukuku açısından ciddi sonuçlar doğurur. Mağdur eşin hukuki süreci erken başlatması, delilleri titizlikle toplaması ve profesyonel destek alması büyük önem taşır. İzmir'de aile hukuku alanında faaliyet gösteren Avukat Aydın Aytuğ, aydinaytug.av.tr üzerinden sunduğu danışmanlık hizmetleriyle cinsel şiddet mağdurları için boşanma davası, ceza şikâyeti, koruma tedbirleri ve tazminat talepleri konularında danışanlarına kapsamlı hukuki destek sağlar.

Merak Edilenler

Makale Hakkında S.S.S

Ters ilişki tek başına boşanma sebebi midir?

Karşılıklı rızaya dayanan ters ilişki boşanma sebebi oluşturmaz. Ancak eşin rızası dışında zorla gerçekleştirilen ters ilişki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini oluşturur ve manevi tazminat talebinin dayanağıdır.

Eşe karşı cinsel saldırı suç mudur?

Evet. TCK m. 102 kapsamında eşe karşı cinsel saldırı suç olarak düzenlenmiştir. Şikâyet üzerine ceza soruşturması başlatılır.

Rızasız ters ilişkiyi nasıl ispat edebilirim?

Sağlık raporu, savcılık soruşturma tutanakları, mesaj kayıtları, tanık beyanları ve psikolog raporları ispatta kullanılır. Olayın hemen ardından sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir.

Manevi tazminat ne kadar olur?

Hâkim tarafından serbestçe takdir edilir. Olayın ağırlığı, tekrarı, mağdur üzerindeki etki ve eşlerin ekonomik durumuna göre değişir. Ağır olaylarda yüksek tazminata hükmedilebilir.

Ceza şikâyeti için süre ne kadar?

Cinsel saldırı suçunda şikâyet süresi altı aydır. Bu süre mağdur eşin olayı öğrenmesinden itibaren başlar. Süre geçerse ceza davası açılamaz.

Koruma kararı nasıl alınır?

Aile mahkemesi veya cumhuriyet savcılığı kanalıyla 6284 sayılı Kanun çerçevesinde başvurulur. Kararlar aynı gün içinde verilebilir.

Mağdur eş nafaka alabilir mi?

Mağdur eş kusursuz kabul edildiğinden yoksulluk nafakası alma hakkına sahiptir. Ayrıca tedbir nafakası dava süresince talep edilebilir.

Velayet hangi tarafa verilir?

Çocuğun üstün yararı ilkesi esastır. Kusurlu eşin davranışları çocuk için risk oluşturuyorsa velayet kusursuz eşe verilir.

Affetme sonrası tekrar olursa ne olur?

Affetme sonrası yaşanan yeni olaylar boşanma davasının dayanağı olabilir. Tekrarlanan davranışlar Yargıtay içtihatlarında özellikle ağır kusur kabul edilir.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp