Evde Yemek Yapmamak Boşanma Sebebi Mi? (2026)

Türk Medeni Kanunu m. 185 uyarınca eşler birliğin mutluluğunu el birliğiyle sağlamakla yükümlüdür. Yemek yapmamak tek başına bir boşanma sebebi değildir; ancak süreklilik arz eden ve evlilik birliğini temelinden sarsacak nitelikte bir ihmal hâlinde TMK m. 166/1 kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatları, yemek yapmama davranışını yalnız değil, ev işlerinin bütününün ihmal edildiği bir kusur tablosu içinde değerlendirmektedir. Cinsiyet eşitliği ilkesi gereği bu görev tek tarafa yüklenemez. Çekişmeli boşanmada tanık beyanı, yemek siparişi kayıtları, mesajlaşmalar ve sağlık raporları temel ispat araçlarıdır.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

17 Nisan 2026Güncelleme: 17 Mayıs 202610 dk okuma
Evde Yemek Yapmamak Boşanma Sebebi Mi? (2026)

Modern Türk aile hukukunda, evlilik birliğini ayakta tutan unsurların ne olduğu, hangi davranışların bu birliği zedelediği ve hangilerinin doğrudan boşanma sebebine dönüştüğü en sık tartışılan başlıklar arasındadır. Toplumsal dönüşümün gündelik yaşama yansımalarından biri olarak, “evde yemek yapmamak boşanma sebebi midir?” sorusu, hem hukuki hem sosyolojik boyutlarıyla mahkeme önüne taşınmaktadır. Bu sorunun yanıtı, Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesindeki eşlerin müşterek yükümlülükleri ile 166. maddesindeki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hükmünün birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Çünkü tek başına ele alındığında yemek yapmamak, kanunda özel bir boşanma sebebi olarak sayılmaz; ancak somut koşullar içinde, evlilik birliğinin yürütülmesini olanaksız kılan kusurlu bir davranış biçimine dönüşebilir.

Bu yazıda; eşlerin evlilik birliği içindeki yükümlülükleri, ev işlerinin paylaşımı, “evlilik görevlerini yerine getirmemek” kavramının hukuki sınırları, yemek yapmamak ve ev işlerini ihmal etmek davranışlarının Yargıtay tarafından nasıl değerlendirildiği, kusur ilkesi, ispat araçları, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma seçenekleri, cinsiyet eşitliği ilkesi ve modern aile yapısının bu kavrama etkisi ayrıntılı biçimde ele alınacaktır. 2026 yılı itibarıyla güncel Yargıtay içtihatları ışığında konuyu hem geleneksel hem modern bir perspektiften kapsayan bu rehber, evliliğinde benzer bir uyuşmazlık yaşayan eşlere yol gösterici olmayı amaçlamaktadır.

TMK m. 185: Eşlerin Müşterek Yükümlülükleri

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi, evlilik birliğinin temelini oluşturan hak ve yükümlülükleri açıkça düzenler:

“Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu el birliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.”

Bu hüküm, eşlerin birliği “el birliğiyle” sürdürmesini emreder. Burada anahtar kavram “el birliği”dir; yani eşlerin görevleri tek tarafa yüklenmez, birlikte planlanır ve uygulanır. TMK m. 186 ortak konutu birlikte seçme yükümlülüğünü, TMK m. 188 birliğin temsil yetkisini, TMK m. 196 birliğin giderlerine katkıyı düzenler. Bu sistem; evlilik birliğinin yalnızca duygusal değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve gündelik yaşamsal görevleri kapsayan bütüncül bir kurum olduğunu vurgular.

Yemek yapmak, ev temizliği, çocuk bakımı, alışveriş, fatura ödeme, evin düzenlenmesi gibi gündelik işler bu “el birliği” içinde değerlendirilir. Eşlerin görev paylaşımı kanunda kalıba dökülmemiştir; çünkü her aile kendi dinamiğini, çalışma koşullarını, yetenek ve tercihlerini esas alarak bu paylaşımı belirler. Önemli olan, hiçbir eşin bu yükü tek başına taşımak zorunda bırakılmaması ve karşı tarafın katkıdan kaçınarak diğerinin omuzlarına bütün yükü yüklememesidir.

Yemek Yapmamak: Tek Başına Boşanma Sebebi mi?

Türk hukukunda “yemek yapmamak”, kanunda özel bir boşanma sebebi olarak yer almaz. Özel boşanma sebepleri TMK’nın 161-165. maddeleri arasında sınırlı sayıda sayılmıştır: zina, hayata kast, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı. Bunların dışındaki tüm davranışlar, TMK m. 166/1’de düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” genel sebebi altında değerlendirilir.

Yemek yapmamak, tek başına ele alındığında bir “davranış”tır; ancak boşanma sebebi olabilmesi için bu davranışın evlilik birliğini sürdürülemez hâle getirmiş olması gerekir. Mahkemenin değerlendirmesinde belirleyici olan şu sorulardır: Yemek yapmama davranışı, ev işlerinin tamamen ihmal edildiği bir tablonun parçası mıdır? Eşlerin görev paylaşımına ilişkin ortak bir uzlaşı var mıdır, yoksa bu paylaşım reddedilmekte midir? Karşı eş, yemek yapma görevini üstlenen tarafın yokluğunda hiç beslenememekte midir, yoksa kendi başının çaresine bakabilmekte midir? Yemek yapmama davranışı, eşin diğer ev içi katkılarına da yansımış mıdır?

Evde yemek yapmamak boşanma sebebi mi

Yargıtay’ın Yaklaşımı: Yerleşik Kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin ev işlerini ihmal etmekle ilgili pek çok kararı bulunmaktadır. 2016 tarihli bir kararında Daire, “kadının yemek yapmadığı, eve hiç bakmadığı, evi temizlemediği ve bu davranışın evlilik birliğinin sarsılmasında rol oynadığı” yönünde bir tablonun ispat edildiği davada, kocaya boşanma hakkı tanımıştır. Bu kararda dikkat çekici olan, Yargıtay’ın yalnızca yemek yapmamayı değil, “evlilik görevlerinin bütünüyle ihmal edilmesini” bir kusur tablosu olarak ele almasıdır.

2019 tarihli bir başka kararında Daire, ev işlerini sürekli ihmal eden ve eşine bu konuda ekonomik ve manevi yük bindiren bir tarafın “tam kusurlu” sayılmasının doğru olmadığını, çünkü karşı eşin de bu yükü paylaşmak zorunda olduğunu belirtmiştir. Bu karar; ev işlerinin tek tarafa yüklendiği geleneksel anlayışın hukukta artık kabul görmediğini, eşlerin müşterek sorumlulukları olduğunu vurgulayan modern bir yaklaşımın yansımasıdır.

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı şu üç ölçüt üzerinden işlemektedir:

  • Süreklilik: Yemek yapmama veya ev işlerini ihmal etme tek tük olaylar değil, sürekli bir tutum olmalıdır.

  • İhtarın varlığı: Karşı eş, bu durumdan rahatsızlığını ifade etmiş, davranışın değişmesini talep etmiş olmalıdır.

  • Müşterek hayatın çekilmez hâle gelmesi: Bu ihmal, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına gerçekten yol açmış olmalıdır.

Bu üç ölçüt birlikte sağlanmadığı sürece tek başına yemek yapmama, mahkeme tarafından boşanma için yeterli görülmez. Ev işlerini ihmal eden tarafın kusuru, evlilik birliği içindeki diğer pozitif katkılarıyla (örneğin çalışıp eve gelir getirmek, çocuklarla ilgilenmek, eşine maddi/manevi destek sağlamak) bir bütün olarak değerlendirilir.

Cinsiyet Eşitliği İlkesi ve Modern Yaklaşım

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi, kanun önünde eşitlik ilkesini düzenler ve kadın-erkek eşitliğini güvence altına alır. Bu ilke, aile hukukunda da etkilidir. TMK’da yer alan eşlerin müşterek yükümlülükleri, herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmaksızın her iki tarafa eşit biçimde yüklenmiştir. Yani kanun, “yemeği kadın yapar, parayı erkek kazanır” gibi geleneksel bir iş bölümünü emretmez.

Modern Türk yargısının da bu ilkeyi benimsediği görülmektedir. Yargıtay, her iki eşin de çalıştığı veya çalışmaya hazır olduğu evliliklerde ev işleri ve yemek yapma görevini tek tarafa yüklemenin haklı bir hukuki temeli olmadığını vurgulamaktadır. Kararlarda “ev işleri eşler arasında paylaşılması beklenen ortak bir görevdir” ifadeleri sıkça yer alır. Dolayısıyla, modern bir bakış açısıyla mahkemeler, yemek yapmama meselesini değerlendirirken her iki eşin çalışma durumunu, sağlık koşullarını, çocuk sayısını, ev içi paylaşım pratiklerini bütüncül biçimde ele alır.

Buna karşın geleneksel yapıların hâlen güçlü olduğu bölgelerde, yemek yapma görevinin hâlâ kadının “asli” görevi olarak algılandığı ve mahkeme önüne bu yönde davaların geldiği görülmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, tek başına bu görev üzerinden kadına bir yük bindirmenin haksız olduğunu ortaya koysa da, somut olayda ev işlerinin tamamen ihmal edildiği kanıtlanırsa kusur değerlendirmesi devreye girer.

Hangi Durumlarda Yemek Yapmamak Boşanma Sebebi Olur?

Pratik bir bakış açısıyla, yemek yapmamak şu koşullarda evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) kapsamında değerlendirilebilir:

1. Bilinçli ve Süreklilik Arz Eden Reddetme

Eşin yemek yapma görevini bilinçli olarak ve sürekli biçimde reddetmesi, evin diğer işlerine de katkı sunmaması, karşı tarafın haklı çağrılarına aldırış etmemesi durumunda mahkeme bu davranışı kusurlu bulabilir.

2. Ekonomik Şiddetle Birlikte Görülmesi

Eşin hem ev işlerini ihmal etmesi hem de evin geçimine katkı sağlamaması, karşı tarafı hem ekonomik hem de pratik olarak yıpratıyorsa bu kombinasyon evlilik birliğini temelinden sarsabilir.

3. Eşin Sağlık veya Bakım İhtiyacının İhmali

Karşı eş hasta, yaşlı, hamile veya bakıma muhtaç ise; yemek yapma ve beslenme desteği sağlamak hayati önem taşır. Bu durumda yemek yapmama, eşin sağlığını tehdit eden ciddi bir ihmal olarak değerlendirilir.

4. Çocukların İhmali

Müşterek çocukların beslenmesinin sağlanmaması, çocuğun büyüme ve gelişmesini etkileyen bir ihmaldir. Bu, hem TMK m. 185 hem de çocuğun üstün yararı (TMK m. 339) çerçevesinde ağır kusur olarak değerlendirilir.

5. Diğer Kusur Davranışlarıyla Birlikte Görülmesi

Yemek yapmama, eşe karşı hakaret, manevi şiddet, sadakatsizlik, ekonomik şiddet gibi diğer kusurlu davranışlarla birlikte sergileniyorsa, mahkeme tüm tabloyu birlikte değerlendirerek “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı” sonucuna ulaşır.

İspat Araçları

Çekişmeli boşanma davasında yemek yapmama davranışını ispatlamak, somut delillere dayanmayı gerektirir. Mahkemenin kabul ettiği başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları: Komşular, çocukların öğretmenleri, aile dostları, yakın akrabalar gözlemlerini aktarabilir. Tanık ifadeleri en güçlü delil türlerinden biridir.

  • Yemek siparişi kayıtları: Sürekli olarak dışarıdan yemek sipariş edildiğine dair fatura, mobil uygulama ekran görüntüleri ve banka hesap dökümleri.

  • Mesajlaşma kayıtları: Eşlerin yemek konusunda yaptığı tartışmaların ekran görüntüleri (WhatsApp, SMS).

  • Sosyal medya paylaşımları: Eşin sürekli dışarıda yemek yediğine veya ev işleriyle ilgilenmediğine dair paylaşımları.

  • Sağlık raporları: Eşin beslenme yetersizliği nedeniyle aldığı tedavi belgeleri.

  • Çocukların durumuna ilişkin belgeler: Pediatrik raporlar, okul kayıtları, sosyal hizmet uzmanı raporları.

Bu delillerin bütüncül biçimde sunulması, hâkimin olay örgüsünü kavramasını kolaylaştırır. Tek bir delil türüne odaklanmak yerine; tanık, belge, dijital kayıt ve uzman raporlarının bir arada sunulduğu güçlü bir dosya hazırlığı, davanın kazanılmasında belirleyicidir.

Karşı Tarafın Savunma Olanakları

Yemek yapmama veya ev işlerini ihmal etme suçlamasıyla karşılaşan eş, savunmasında şu noktaları ileri sürebilir:

  • Çalışma yoğunluğu: Hem eve gelir getirme hem de ev işleri yapma yükünün tek tarafa bindirilemeyeceği, çalışma saatleri ve mesleki sorumluluklar.

  • Sağlık sorunları: Kronik hastalık, depresyon, fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle ev işlerine zaman ve enerji ayıramama.

  • Ortak sorumluluk: Karşı eşin de ev işlerine katılmadığı, görevin yalnızca bir tarafa yüklenmesinin haksız olduğu.

  • Karşı eşin kusurlu davranışları: Eve geç gelme, ev içinde sürekli tartışma çıkarma, manevi baskı uygulama gibi karşı tarafa yönelik kusur iddiaları.

  • Ekonomik koşullar: Yemek yapacak gıda ve malzemenin sağlanmaması (eşin ekonomik şiddet uygulaması).

Bu savunmaların belgeli olarak sunulması, mahkemenin kusur değerlendirmesini etkiler. Mahkeme her iki tarafın kusurunu ayrı ayrı tartar; ağır kusurlu eş, dava açan veya açılan taraf olduğu fark etmeksizin tazminat ve nafaka taleplerinde dezavantajlı konuma düşer.

Evlilik görevleri ve aile hukuku

Anlaşmalı Boşanma Seçeneği

Eşler, yemek yapmama veya ev işleri ihtilafı nedeniyle evliliklerini sürdürmek istemiyorsa anlaşmalı boşanma her zaman en hızlı ve en az tahripkâr seçenektir. TMK m. 166/3 uyarınca, evlilik en az bir yıl sürmüş ise eşler birlikte mahkemeye başvurarak ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi yoluyla boşanabilirler. Anlaşmalı boşanmada kusur tartışması yapılmaz; taraflar nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı gibi hususları içeren bir protokol hazırlar ve hâkim bu protokolü onaylar.

Anlaşmalı boşanmanın avantajı; ev içi tartışmaların duruşma salonuna taşınmaması, mahremiyetin korunması ve sürecin tek celsede sonuçlanmasıdır. Yemek yapmama gibi gündelik bir gerilim üzerinden uzun yıllar sürecek çekişmeli bir davaya girmek yerine, eşlerin uzlaşıyla ayrılması her iki taraf için de daha sağlıklı bir çözümdür.

Çekişmeli Boşanma: Süreç ve Stratejik Yaklaşım

Eşler arasında uzlaşı sağlanamıyor, kusur tartışması ve tazminat talepleri gündemde ise çekişmeli dava açılır. Bu davada yemek yapmama veya ev işlerini ihmal etme iddiası, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını göstermek için bir delil zinciri oluşturur. Davacı, yalnızca bu davranışı değil, evlilik birliğindeki bütün kusur tablosunu (sadakatsizlik, hakaret, ekonomik şiddet, ilgisizlik gibi) birlikte ortaya koymalıdır.

Çekişmeli davada en kritik aşama tanık ifadelerinin alınmasıdır. Tanıkların somut, tarihli olayları aktarması; duyuma dayalı genel değerlendirmelerden kaçınması mahkemeyi etkiler. Ayrıca, yemek siparişi belgeleri, dışarıda yenen yemeklere ilişkin restoran ödemeleri, eşin sosyal medyadaki paylaşımları gibi nesnel deliller, tanık beyanlarının inandırıcılığını güçlendirir.

Maddi ve Manevi Tazminat ile Nafaka

TMK m. 174 uyarınca, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu olan diğer eşten maddi tazminat isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın manevi tazminat talep edebileceğini düzenler. Yemek yapmama ve ev işlerini ihmal etme durumlarında manevi tazminat, daha çok karşı eşin onurunu zedeleyen tutumlar (örneğin eşi başkalarının yanında küçük düşürmek, “sen bir işe yaramazsın” gibi sözler) söz konusu olduğunda gündeme gelir.

TMK m. 175 uyarınca yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek olan ve diğerinden daha ağır kusurlu olmayan eş için süresiz olarak hükmedilebilir. Çekişmeli davada kusur derecesi belirleyici olduğu için, davranışların tam ve eşit kusur olarak değerlendirilmesi, nafaka taleplerinin reddi sonucunu doğurabilir.

Velayet ve Çocuğun Üstün Yararı

Yemek yapmama ve ev işlerini ihmal etme davranışı, çocuğun bakımını da etkiliyorsa velayetin tayininde belirleyici olabilir. Mahkeme, çocuğun beslenmesinin, hijyenin, eğitiminin hangi ebeveyn tarafından daha iyi sağlandığını değerlendirir. Çocuğun üstün yararı (TMK m. 339) ilkesi gereği, velayet hangi ebeveynin çocuğun günlük ihtiyaçlarını daha sağlıklı karşılayabileceği değerlendirilerek belirlenir. Yemek yapma görevini ihmal eden ebeveyn, bu durum çocuğun beslenmesini olumsuz etkiliyorsa velayet tartışmasında dezavantajlı konuma düşebilir.

İzmir Aile Hukuku Avukatı ile Doğru Strateji

Evlilik birliğinde yaşanan ev işi paylaşımı sorunları, çoğu zaman görünenden çok daha derin meselelerin bir yansımasıdır: sevgi azalması, ilgisizlik, takdir görmeme, ekonomik baskı, manevi şiddet ya da uzun süredir biriken kırgınlıklar. Bu nedenle “eşim yemek yapmıyor, boşanabilir miyim?” sorusuyla bir avukata başvuran kişi, gerçekte daha geniş bir tabloyla karşı karşıyadır. Av. Aydın Aytuğ Hukuk Bürosu, İzmir’de bu tür çok katmanlı evlilik krizlerinde müvekkillerine yalnızca hukuki rehberlik değil, sürecin stratejik biçimde planlanması ve delil hazırlığının doğru yönetilmesi konusunda da destek sağlar. Anlaşmalı boşanma protokolünün titizlikle hazırlanması ya da çekişmeli davada hangi delillerin nasıl sunulacağı, hukuki sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Sonuç

Türk hukukunda “evde yemek yapmamak” tek başına bir boşanma sebebi değildir. Ancak TMK m. 185 kapsamındaki müşterek yükümlülüklerin sürekli ve bilinçli biçimde ihmal edilmesi, TMK m. 166/1’deki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hükmünün uygulanmasını gerektirebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, yemek yapmama davranışı; süreklilik arz ediyor, karşı eşin ihtarına rağmen değişmiyor ve müşterek hayatı çekilmez hâle getiriyorsa boşanma için yeterli kusur olarak kabul edilir. Cinsiyet eşitliği ilkesi gereği bu görev tek tarafa yüklenemez; eşlerin müşterek sorumluluğu modern aile hukukunun temel ilkesidir. Bu tür uyuşmazlıklarda anlaşmalı boşanma çoğu zaman en hızlı ve en sağlıklı çözüm sunar; çekişmeli yola gidilmesi gereken durumlarda ise titiz bir delil hazırlığı ve stratejik bir hukuki yönetim, davanın seyrini belirler.

Merak Edilenler

Makale Hakkında S.S.S

Eşim hiç yemek yapmıyor, sadece bu sebeple boşanabilir miyim?

Hayır, sadece yemek yapmama gerekçesi tek başına boşanma için yeterli değildir. Bu davranışın sürekli, ihmalkâr ve evlilik birliğinin temelini sarsacak nitelikte olduğunu ispatlamak; ayrıca diğer kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirildiğinde mahkeme boşanmaya hükmedebilir.

Yemek yapmamak kadın için ne, erkek için ne demek?

Türk hukuku cinsiyet ayrımı yapmaz. Hem kadın hem erkek için aynı kurallar geçerlidir. Hangi taraf yemek yapma görevini ihmal ediyor olursa olsun, mahkeme aynı ölçütlerle değerlendirir.

Eşim çalışıyor, ben de çalışıyorum, yine de tüm ev işlerini ben yapıyorum. Bu boşanma sebebi mi?

Eşlerin müşterek yükümlülükleri (TMK m. 185) tek tarafa yüklenemez. Karşı tarafın bilinçli olarak ev işlerine katkıdan kaçındığı ispatlanırsa, bu davranış kusur olarak değerlendirilebilir ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabilir.

Yemek siparişi faturaları delil olur mu?

Evet, sürekli olarak dışarıdan yemek sipariş edildiğine dair fatura, mobil uygulama kayıtları ve banka ekstreleri delil olarak sunulabilir. Bu belgeler, ev içinde yemek yapılmadığını gösteren nesnel kanıtlardır.

Eşim ev işlerini yapmadığı için manevi tazminat alabilir miyim?

Manevi tazminat için kişilik hakkına saldırı niteliğinde davranışlar gerekir. Sadece yemek yapmamak değil; karşı eşi küçük düşürme, hakaret etme, manevi baskı uygulama gibi davranışlar varsa manevi tazminat talep edilebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde ev işleri konusu yer alır mı?

Anlaşmalı boşanma protokolünde geçmişe yönelik kusur tartışmaları yapılmaz. Protokol; nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı, kişisel ilişki gibi geleceğe yönelik düzenlemeleri kapsar. Geçmiş ev işi paylaşımı protokolün konusu değildir.

Yargıtay, yemek yapmamayı boşanma sebebi olarak kabul etmiş midir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yemek yapmama davranışını başlı başına bir gerekçe olarak değil, evlilik görevlerinin bütünüyle ihmal edildiği bir tablo içinde değerlendirmektedir. Tek başına ele alındığında genellikle yetersiz kabul edilir.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp