Erkek Hangi Durumda Nafaka Ödemez? Nafaka Muafiyeti Koşulları

Boşanma davalarında erkek eş belirli koşullar altında nafaka ödemekten muaf tutulabilir. Kadının yeterli gelire sahip olması, yeniden evlenmesi, fiili birlikte yaşaması veya nafakadan feragat etmesi halinde nafaka yükümlülüğü sona erebilir. Nafaka türüne göre muafiyet koşulları farklılık gösterir.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

2 Nisan 202611 dk okuma
Erkek Hangi Durumda Nafaka Ödemez? Nafaka Muafiyeti Koşulları

Boşanma davalarında nafaka ödeme yükümlülüğü her zaman erkek eşe yüklenmez. Türk Medeni Kanunu nafaka hükümlerini düzenlerken tarafların mali durumunu, kusur oranını ve yaşam koşullarını esas almaktadır. Erkek hangi durumda nafaka ödemez sorusu boşanma sürecindeki en çok merak edilen konulardan biridir. Nafakanın kaldırılması veya hiç bağlanmaması için belirli koşulların oluşması gerekmektedir. Bu makalede erkeğin nafaka ödeme zorunluluğundan muaf olduğu durumları Yargıtay kararları çerçevesinde detaylı olarak inceliyoruz.

Nafaka türleri arasında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası bulunmaktadır. Her nafaka türünün kendine özgü koşulları ve sona erme sebepleri vardır. Erkeğin nafaka ödemekten muaf tutulabilmesi için hangi nafaka türünün söz konusu olduğu büyük önem taşır. İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim masraflarını karşılamaya yönelik olduğundan tarafların anlaşmasıyla bile kaldırılamaz. Ancak yoksulluk nafakası belirli koşulların gerçekleşmesiyle sona erdirilebilir veya hiç bağlanmayabilir.

Nafaka ödeme zorunluluğu ve muafiyet koşulları
Nafaka muafiyeti belirli koşulların oluşmasına bağlıdır

Nafaka konusu yalnızca hukuki bir mesele değil toplumsal boyutu da olan önemli bir tartışma alanıdır. Türkiye'de nafaka uygulamaları zaman zaman kamuoyunda tartışılmakta ve süresiz nafaka konusu gündeme gelmektedir. Yargıtay kararları bu alanda yol gösterici nitelikte olup her somut olayda tarafların koşullarına göre farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Nafaka hukuku dinamik bir alan olduğundan güncel içtihatların ve yasal düzenlemelerin takip edilmesi büyük önem taşır.

Yoksulluk Nafakasının Bağlanmaması İçin Gereken Koşullar

Yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu madde 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf lehine bağlanır. Ancak nafaka talep eden eşin kusuru daha ağır ise nafaka talebi reddedilir. Boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan eş yoksulluk nafakası talep edemez. Mahkeme kusur değerlendirmesini yaparken her iki tarafın davranışlarını ayrıntılı biçimde inceler.

Eşit kusur halinde ise yoksulluk nafakası bağlanabilir. Yargıtay içtihatlarına göre eşit kusurlu taraflardan birinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin kanıtlanması halinde lehine nafaka hükmedilir. Ancak bu durumda nafaka miktarı genellikle daha düşük tutulmaktadır. Kusur değerlendirmesinde hakaret, aldatma, şiddet, eve ilgisizlik ve ekonomik şiddet gibi unsurlar dikkate alınır.

Boşanma davasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi nafaka kararını doğrudan etkiler. Tamamen kusurlu olan eş nafaka talep edemezken daha az kusurlu olan eş nafaka talep edebilir. Kusur değerlendirmesinde mahkeme tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve resmi belgeleri incelemektedir. Aldatma, hakaret, fiziksel şiddet ve ekonomik şiddet gibi unsurlar ağır kusur olarak kabul edilir ve bu davranışları sergileyen eşin nafaka talebi reddedilir.

Yoksulluk nafakası bağlanması için kusur koşulunun yanı sıra yoksulluğa düşme koşulunun da gerçekleşmesi gerekmektedir. Nafaka talep eden eşin boşanma sonrasında geçimini sağlayamayacak duruma düşeceğini kanıtlaması zorunludur. Taşınmaz malları, düzenli geliri veya önemli miktarda birikimi olan eşin yoksulluğa düşeceği kabul edilmez. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını ayrıntılı biçimde araştırır.

Boşanma davasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi nafaka kararını doğrudan etkiler. Tamamen kusurlu olan eş nafaka talep edemezken daha az kusurlu olan eş nafaka talep edebilir. Kusur değerlendirmesinde mahkeme tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve resmi belgeleri incelemektedir. Aldatma, hakaret, fiziksel şiddet ve ekonomik şiddet gibi unsurlar ağır kusur olarak kabul edilir ve bu davranışları sergileyen eşin nafaka talebi reddedilir.

Yoksulluk nafakası bağlanması için kusur koşulunun yanı sıra yoksulluğa düşme koşulunun da gerçekleşmesi gerekmektedir. Nafaka talep eden eşin boşanma sonrasında geçimini sağlayamayacak duruma düşeceğini kanıtlaması zorunludur. Taşınmaz malları, düzenli geliri veya önemli miktarda birikimi olan eşin yoksulluğa düşeceği kabul edilmez. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını ayrıntılı biçimde araştırır.

Kadının Çalışması ve Yeterli Gelire Sahip Olması

Kadın çalışıyorsa erkek nafaka öder mi sorusu sıklıkla gündeme gelmektedir. Yoksulluk nafakasının temel koşulu nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasıdır. Kadın eşin düzenli bir geliri varsa ve bu gelir yaşam standardını sürdürmesine yeterliyse mahkeme yoksulluk nafakası talebini reddedebilir. Burada önemli olan gelirin yoksulluk sınırının üzerinde olmasıdır.

Ancak kadının çalışıyor olması her zaman nafaka talebinin reddedileceği anlamına gelmez. Kadının geliri çok düşükse ve boşanma öncesindeki yaşam standardını sürdürmesine yetmiyorsa mahkeme nafaka bağlayabilir. Yargıtay kararlarına göre asgari ücretle çalışan eşin yoksulluk nafakası talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkeme tarafların gelir dengesini ve yaşam standartlarını karşılaştırarak karar verir.

Mahkeme kadının gelir durumunu değerlendirirken düzenli gelirin yanı sıra mal varlığını da dikkate alır. Kadının taşınmaz malları, araç sahipliği, banka mevduatı ve yatırım hesapları incelenir. Düzenli kira geliri elde eden kadın eşin yoksulluğa düşeceği kabul edilmez. Ayrıca kadının ailesinden miras kalan mal varlığı da değerlendirmeye dahil edilir.

Kadının çalışma gücüne sahip olmasına rağmen bilerek çalışmaması da değerlendirme konusu olabilir. Yargıtay bazı kararlarında çalışabilecek durumda olan ancak çalışmayı tercih etmeyen eşin nafaka talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak bu değerlendirme somut olayın koşullarına göre yapılmakta ve kadının yaşı, sağlık durumu, eğitim seviyesi ve iş bulma imkanları göz önünde bulundurulmaktadır.

Aile mahkemesinde nafaka kararları
Nafaka kararları aile mahkemesi tarafından verilir

Yeniden Evlenme Halinde Nafakanın Sona Ermesi

Nafaka alacaklısı eşin yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Türk Medeni Kanunu madde 176 bu durumu açıkça düzenlemektedir. Yeniden evlenme halinde nafaka borçlusunun ayrıca dava açmasına gerek kalmaz. Nafaka alacaklısının resmi nikahla evlenmesi yeterlidir ve evlenme tarihinden itibaren nafaka yükümlülüğü ortadan kalkar.

Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen birlikte yaşaması da nafakanın kaldırılmasına neden olabilir. Yargıtay kararlarına göre nafaka alacaklısının başka biriyle evliymiş gibi birlikte yaşaması halinde nafaka borçlusu nafakanın kaldırılması davası açabilir. Bu durumda fiili birlikte yaşamanın ispatlanması gerekir ve ispat yükü nafaka borçlusuna aittir.

Fiili birlikte yaşamanın ispatında detektif raporları, komşu beyanları, sosyal medya paylaşımları ve adres kayıtları kullanılabilir. Yargıtay fiili birlikte yaşamayı geniş yorumlamakta ve süreklilik arz eden birlikteliği bu kapsamda değerlendirmektedir. Kısa süreli veya geçici ilişkiler fiili birlikte yaşama olarak kabul edilmemektedir. Nafaka borçlusunun bu iddiayı somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir.

Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi de nafakanın kaldırılmasına neden olabilecek bir durumdur. Türk Medeni Kanunu madde 176/3 uyarınca nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi halinde nafaka borçlusu nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Bu kavram geniş yorumlanmakta ve toplumun genel ahlak anlayışına aykırı sürekli davranış kalıplarını kapsamaktadır.

Fiili birlikte yaşamanın ispatında dedektif raporları, komşu beyanları, sosyal medya paylaşımları ve adres kayıtları kullanılabilir. Yargıtay fiili birlikte yaşamayı geniş yorumlamakta ve süreklilik arz eden birlikteyi bu kapsamda değerlendirmektedir. Kısa süreli veya geçici ilişkiler fiili birlikte yaşama olarak kabul edilmemektedir.

Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi de nafakanın kaldırılmasına neden olabilecek bir durumdur. Türk Medeni Kanunu madde 176/3 uyarınca nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi halinde nafaka borçlusu nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Bu kavram geniş yorumlanmakta ve toplumun genel ahlak anlayışına aykırı sürekli davranış kalıplarını kapsamaktadır.

Nafaka Borçlusunun Mali Durumunun Kötüleşmesi

Nafaka ödeyen erkeğin mali durumunun ciddi biçimde kötüleşmesi halinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması talep edilebilir. İşini kaybetmesi, iş göremez hale gelmesi veya gelirinin önemli ölçüde düşmesi nafakanın yeniden değerlendirilmesini gerektiren sebeplerdir. Mahkeme nafaka miktarını belirlerken borçlunun ödeme gücünü de dikkate almak zorundadır.

Nafaka miktarının azaltılması davası Türk Medeni Kanunu madde 176/4 uyarınca açılabilir. Dava nafaka borçlusunun yerleşim yeri aile mahkemesinde görülür. Davada nafaka borçlusunun mali durumundaki değişikliğin somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. İşten çıkarılma belgesi, vergi beyannameleri, banka hesap dökümleri ve sağlık raporları bu amaçla kullanılabilir.

Emekli olan nafaka borçlusunun gelirinin düşmesi de nafaka miktarının azaltılmasını gerektiren bir sebeptir. Emekli maaşının aktif çalışma dönemindeki gelire kıyasla düşük olması halinde mahkeme nafaka miktarını yeniden belirler. Ancak emeklilik tek başına nafakanın tamamen kaldırılması için yeterli değildir. Mahkeme emekli maaşının nafaka borçlusunun temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığını da değerlendirir.

Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi ve yeni bir aile kurması da nafaka miktarının azaltılması talebinde dikkate alınan bir faktördür. Yeni eş ve çocuklara karşı bakım yükümlülüğü nafaka borçlusunun mali yükünü artırır. Ancak yeniden evlenme nafakanın tamamen kaldırılması için yeterli bir gerekçe oluşturmaz. Mahkeme tüm tarafların mali durumunu dengeli biçimde değerlendirerek karar verir.

Emekli olan nafaka borçlusunun gelirinin düşmesi de nafaka miktarının azaltılmasını gerektiren bir sebeptir. Emekli maaşının aktif çalışma dönemindeki gelire kıyasla düşük olması halinde mahkeme nafaka miktarını yeniden belirler. Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi ve yeni bir aile kurması da nafaka miktarının azaltılması talebinde dikkate alınan bir faktördür. Yeni eş ve çocuklara karşı bakım yükümlülüğü nafaka borçlusunun mali yükünü artırır.

İştirak Nafakasından Muafiyet Durumları

İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katkı olarak bağlanır ve çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. İştirak nafakası tarafların anlaşmasıyla kaldırılamaz çünkü bu nafaka çocuğun hakkıdır. Ancak bazı durumlarda iştirak nafakasının miktarı azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Çocuğun velayetinin babaya verilmesi halinde anne iştirak nafakası ödemekle yükümlü olur. Bu durumda baba iştirak nafakası ödemez. Çocuğun on sekiz yaşını doldurarak ergin olması halinde ise iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa yardım nafakası talep edilebilir ve bu talep ayrı bir dava konusudur.

Çocuğun velayetinin değiştirilmesi de nafaka durumunu etkiler. Velayet anneye verilmişken sonradan babaya geçirilmesi halinde baba artık iştirak nafakası ödemez ve anne nafaka ödemekle yükümlü hale gelebilir. Velayet değişikliği davası aile mahkemesinde açılır ve mahkeme çocuğun üstün yararını göz önünde bulundurarak karar verir.

Çocuğun kendi gelirine sahip olması da iştirak nafakasının kaldırılmasına neden olabilir. Çocuğun çalışmaya başlaması veya miras gibi nedenlerle gelir elde etmesi halinde nafaka borçlusu nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme çocuğun gelirinin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığını değerlendirerek karar verir.

Tedbir Nafakasından Muafiyet

Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken eşlerden birinin veya çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilen geçici nitelikte bir nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu madde 169 uyarınca hakim boşanma davası süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakımına ilişkin tedbirleri re'sen alır. Tedbir nafakası kusur değerlendirmesinden bağımsız olarak bağlanır ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.

Tedbir nafakasından muafiyet sınırlı hallerde mümkündür. Nafaka talep eden eşin kendi gelirinin yeterli olması ve karşı taraftan mali destek almaya ihtiyaç duymaması halinde mahkeme tedbir nafakası bağlamayabilir. Ancak uygulamada hakimler genellikle dava süresince eşlerin eşit koşullarda yaşamasını sağlamak amacıyla tedbir nafakasına hükmedeler. Tedbir nafakası talep edilmemiş olsa bile hakim re'sen karar verebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Feragati

Anlaşmalı boşanmada taraflar nafaka konusunda serbestçe anlaşabilir. Kadın eşin nafakadan feragat etmesi halinde erkek nafaka ödemekten muaf olur. Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talep edilmeyeceği açıkça belirtilmelidir. Bu feragat mahkeme tarafından onaylandığında kesinleşir ve sonradan nafaka talep edilmesi kural olarak mümkün değildir.

Ancak iştirak nafakasından feragat geçersizdir. Anlaşmalı boşanma protokolünde çocuk nafakası talep edilmemiş olsa bile hakim re'sen çocuk lehine nafaka hükmedebilir. Çocuğun menfaati her zaman önceliklidir ve tarafların anlaşması çocuğun haklarını ortadan kaldıramaz. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada yalnızca yoksulluk nafakasından feragat geçerli kabul edilmektedir.

Türk aile hukuku ve nafaka düzenlemeleri
Nafaka hükümleri Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiştir

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan feragat eden eş sonradan koşulların değişmesi halinde nafaka talep edebilir mi sorusu sıklıkla gündeme gelmektedir. Yargıtay bazı kararlarında anlaşmalı boşanmada yapılan feragatin kesin olduğuna hükmetmiştir. Ancak olağanüstü koşulların ortaya çıkması halinde uyarlama davası açılabileceği de kabul edilmektedir. Ağır hastalık, iş göremezlik veya beklenmeyen ekonomik kriz gibi durumlar olağanüstü koşul olarak değerlendirilebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan feragat eden eş sonradan koşulların değişmesi halinde nafaka talep edebilir mi sorusu sıklıkla gündeme gelmektedir. Yargıtay bazı kararlarında anlaşmalı boşanmada yapılan feragatin kesin olduğuna hükmetmiştir. Ancak olağanüstü koşulların ortaya çıkması halinde uyarlama davası açılabileceği de kabul edilmektedir. Ağır hastalık, iş göremezlik veya beklenmeyen ekonomik kriz gibi durumlar olağanüstü koşul olarak değerlendirilebilir.

Nafakanın Kaldırılması Davası

Nafaka bağlandıktan sonra koşulların değişmesi halinde nafakanın kaldırılması davası açılabilir. Nafaka borçlusu aile mahkemesine başvurarak nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını talep eder. Dava sonucunda mahkeme güncel koşulları değerlendirerek karar verir. Nafakanın kaldırılmasını gerektiren başlıca sebepler şunlardır:

  • Alacaklının yeniden evlenmesi: Nafaka alacaklısının resmi nikahla evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.
  • Alacaklının gelirinin artması: Nafaka alacaklısının iş bulması veya gelirinin önemli ölçüde artması halinde nafaka kaldırılabilir.
  • Fiili birlikte yaşama: Nafaka alacaklısının başka biriyle evliymiş gibi birlikte yaşaması halinde nafaka kaldırılabilir.
  • Borçlunun ödeme gücünün kalkması: Nafaka borçlusunun ağır hastalık, iş kaybı veya ekonomik çöküş nedeniyle ödeme gücünü yitirmesi halinde nafaka kaldırılabilir veya azaltılabilir.
  • Taraflardan birinin ölümü: Nafaka borçlusunun veya alacaklısının ölümü halinde nafaka yükümlülüğü sona erer.

Nafaka Miktarının Hesaplanması ve Etkileyen Faktörler

Nafaka miktarı belirlenirken mahkeme her iki tarafın gelir ve gider dengesini ayrıntılı biçimde inceler. Nafaka borçlusunun aylık geliri, sabit giderleri, borçları ve bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı değerlendirilir. Nafaka alacaklısının ise ihtiyaçları, sağlık durumu ve yaşam standardı göz önünde bulundurulur. Mahkeme hakkaniyete uygun bir denge kurmaya çalışır ve nafaka miktarını her iki tarafın da yaşamını sürdürebileceği şekilde belirler.

Nafaka borçlusunun gelirinin tespiti bazen güçlük yaratabilmektedir. Serbest meslek sahipleri, esnaflar veya kayıt dışı gelir elde eden kişilerin gerçek gelirinin tespiti için mahkeme kapsamlı araştırma yapabilir. Banka hesap dökümleri, vergi beyannameleri, tapu kayıtları ve araç ruhsatları incelenerek nafaka borçlusunun gerçek mali durumu ortaya konur. Gelirini gizleyen veya düşük gösteren nafaka borçlusu hakkında ek inceleme yapılması mahkemeden talep edilebilir.

Çocuk sayısı nafaka miktarını doğrudan etkileyen bir faktördür. Birden fazla çocuğun bakım ve eğitim masrafları arttıkça iştirak nafakası miktarı da buna paralel olarak yükselir. Her çocuk için ayrı nafaka miktarı belirlenir ve çocukların yaşı, eğitim durumu ve özel ihtiyaçları dikkate alınır. Özel eğitime ihtiyaç duyan veya kronik hastalığı bulunan çocuklar için nafaka miktarı daha yüksek tutulabilir.

Yargıtay Kararları Işığında Nafaka Muafiyeti

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi birçok kararında nafaka muafiyetinin sınırlarını belirlemiştir. Yargıtay kararlarına göre erkeğin nafaka ödemekten muaf tutulabilmesi için kadının yoksulluğa düşmeyeceğinin somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Kadının taşınmaz sahibi olması, düzenli kira geliri elde etmesi veya yüksek maaşla çalışması nafakanın reddedilmesi için yeterli gerekçeler olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay ayrıca nafakanın süresiz olması konusunda da önemli kararlar vermiştir. Mevcut düzenlemeye göre yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanır ancak koşulların değişmesi halinde her zaman kaldırılabilir. Yargıtay süresiz nafaka konusundaki tartışmalarda nafakanın amacının mağduru korumak olduğunu vurgulayarak her somut olayda ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Nafaka borçlusunun haksız yere süresiz nafaka ödemek zorunda bırakılması hakkaniyet ilkesine aykırı bulunmuştur.

Avukat Aydın Aytuğ nafaka davalarında müvekkillerine kapsamlı hukuki danışmanlık sunmaktadır. Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya bağlanmaması konularında detaylı bilgi ve randevu talepleriniz için aydinaytug.av.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Nafaka davalarında zamanaşımı konusu da dikkat edilmesi gereken bir husustur. Yoksulluk nafakası talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da talep edilebilir. Boşanma sonrası nafaka talebi için herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak uzun süre nafaka talep etmemek hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Nafaka artırım davaları da bu alanda sıklıkla açılan davalardandır. Nafaka alacaklısı koşulların değişmesi halinde nafakanın artırılmasını talep edebilir. Enflasyon, hayat pahalılığı ve çocuğun artan ihtiyaçları nafaka artırım davasının gerekçeleri olabilir. Nafaka borçlusu ise gelirinin artmadığını veya mali durumunun kötüleştiğini kanıtlayarak artırım talebinin reddini isteyebilir.

Nafaka davalarında zamanaşımı konusu da dikkat edilmesi gereken bir husustur. Yoksulluk nafakası talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da talep edilebilir. Boşanma sonrası nafaka talebi için herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak uzun süre nafaka talep etmemek hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Nafaka artırım davaları da bu alanda sıklıkla açılan davalardan biridir. Nafaka alacaklısı koşulların değişmesi halinde nafakanın artırılmasını talep edebilir. Enflasyon, hayat pahalılığı ve çocuğun artan ihtiyaçları nafaka artırım davasının gerekçeleri olabilir. Nafaka borçlusu ise gelirinin artmadığını veya mali durumunun kötüleştiğini kanıtlayarak artırım talebinin reddini isteyebilir.

Sık Sorulan Sorular

  • Kadın çalışıyorsa erkek nafaka öder mi? Kadının gelirinin yeterli olup olmadığına bağlıdır. Geliri yoksulluk sınırının üzerinde ve yaşam standardını sürdürmeye yeterliyse nafaka talebi reddedilebilir. Ancak asgari ücret gibi düşük gelir nafaka talebinin reddedilmesi için yeterli sayılmaz.
  • Anlaşmalı boşanmada nafakadan feragat edilebilir mi? Yoksulluk nafakasından feragat edilebilir ve bu feragat geçerlidir. Ancak çocuk nafakasından feragat geçersizdir, hakim re'sen çocuk lehine nafaka hükmedebilir.
  • Nafaka ne zaman sona erer? Yoksulluk nafakası alacaklının yeniden evlenmesi, fiili birlikte yaşaması, taraflardan birinin ölümü veya alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması halinde sona erer.
  • Nafakanın kaldırılması davası nasıl açılır? Aile mahkemesine dilekçe vererek nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılabilir. Dava nafaka borçlusunun yerleşim yeri mahkemesinde görülür.
  • Erkek işsiz kalırsa nafaka öder mi? İşsiz kalma nafakayı otomatik olarak kaldırmaz ancak nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açılabilir. Mahkeme borçlunun mali durumunu değerlendirerek karar verir.
  • Çocuk 18 yaşını doldurunca nafaka biter mi? İştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa yardım nafakası talep edilebilir.
  • Nafaka miktarı nasıl belirlenir? Mahkeme tarafların gelir durumunu, yaşam standardını, sağlık durumunu ve sosyal koşullarını değerlendirerek nafaka miktarını belirler.
  • Süresiz nafaka kalktı mı? Mevcut düzenlemede yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanmaktadır. Ancak koşulların değişmesi halinde nafakanın kaldırılması her zaman mümkündür.

Yorumlar

2 yorum · Ortalama 4.5/5

4.5

2 değerlendirme

M

Mehmet Y.

20 Mart 2025

Çok detaylı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Boşanma süreciyle ilgili merak ettiğim tüm soruların cevabını burada buldum. Teşekkürler.

A

Ayşe K.

18 Mart 2025

Nafaka türleri hakkındaki açıklamalar çok faydalıydı. Keşke daha fazla Yargıtay kararı örneği de eklenmiş olsaydı.