Boşanma davası, taraflar için duygusal ve hukuki açıdan yorucu bir süreçtir. Davanın başında sunulan irade, zaman içinde değişebilir. Tarafların barışması, yaşam koşullarının farklılaşması veya stratejik bir tercih nedeniyle davadan vazgeçme gündeme gelebilir. Bu noktada en sık sorulan sorulardan biri boşanma davasından vazgeçmenin cezası olup olmadığıdır. Sorunun net yanıtı hukukumuzda açıkça düzenlenmiştir.
Türk yargılama sisteminde davadan vazgeçmek, hukuki açıdan serbest bir tasarruf yetkisi olarak kabul edilir. Bununla birlikte süreç; feragat, davadan geri alma, barışma ve anlaşmalı-çekişmeli dönüşüm gibi farklı kavramlarla iç içe geçer. Ayrıca yargılama giderleri, vekâlet ücreti, harç iadesi ve yeniden dava açabilme şartları gibi konular vazgeçmenin hukuki sonuçlarını belirler. Dolayısıyla konunun yalnızca "cezası var mı" sorusuyla sınırlı değerlendirilmesi yetersiz kalır.
Boşanma Davasından Vazgeçmenin Cezai Yaptırımı Var mıdır?
Türk Ceza Kanunu veya ilgili başka bir mevzuatta boşanma davasından vazgeçmeyi suç olarak düzenleyen bir hüküm bulunmaz. Dolayısıyla davacı eş, davasından istediği zaman vazgeçebilir. Bu vazgeçme eylemi nedeniyle hapis cezası, adli para cezası veya idari yaptırım uygulanmaz. Ayrıca mahkeme, vazgeçme gerekçesine dair ayrı bir sorgulama yapma yetkisine sahip değildir.
Bununla birlikte davadan vazgeçmek hukuki sonuçsuz değildir. Yargılama giderleri, vekâlet ücreti, harç iadesi ve önceki olayların affedilmiş sayılması gibi sonuçlar devreye girer. Dolayısıyla vazgeçme kararı, hukuki danışmanlık alınarak verilmelidir. Aksi hâlde ileride açılacak yeni bir boşanma davasında, önceki olayların hukuki gerekçe olarak kullanılması mümkün olmaz.
Feragat ve Davadan Geri Alma: Temel Fark
Hukuk Muhakemeleri Kanunu davadan vazgeçmeyi iki farklı kavramla düzenler. Bu kavramlar feragat ve davadan geri alma (geri çekme) biçiminde karşımıza çıkar. Günlük dilde sıklıkla karıştırılmalarına rağmen hukuki sonuçları oldukça farklıdır. İkisinin doğru ayrılması, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından kritik önem taşır.
Feragat (HMK m. 307 — 311)
Feragat, davacının talep sonucundan kesin biçimde vazgeçmesidir. Kayıtsız ve şartsız olarak yapılması zorunludur. HMK m. 309/II uyarınca feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin onayına bağlı değildir. Feragat dilekçeyle veya duruşmada sözlü beyanla yapılabilir. Sonucunda mahkeme, davanın esastan reddine karar verir ve karar kesin hüküm niteliği taşır.
Feragatin en belirleyici hukuki sonucu, vazgeçilen hak bakımından artık yeniden dava açılamamasıdır. Boşanma davasına konu edilen olaylar, feragat ile birlikte affedilmiş sayılır. Dolayısıyla aynı olaylara dayanan yeni bir boşanma davası açılamaz. Ancak feragatten sonra yaşanan yeni olaylar, yeni bir boşanma davasının konusunu oluşturabilir.
Davayı Geri Alma (HMK m. 123)
Davayı geri alma, feragatten farklı olarak talep sonucunu etkilemez. Bu kurumda davacı, sadece mevcut davayı geri çeker. Ancak bu işlemin geçerliliği karşı tarafın açık muvafakatine bağlıdır. Muvafakat alınamazsa dava geri çekilemez ve yargılamaya devam edilir. Geri alma yoluyla sona eren davada, davacı aynı sebeplere dayanarak yeniden dava açma hakkını korur.
Bu nedenle boşanma davasından vazgeçmek istenirken tercih edilecek yolun dikkatle belirlenmesi gerekir. Feragat seçilirse konu kesin biçimde kapanır, geri alma seçilirse davacı ileride tekrar dava açabilir. Avukat, danışanının amacına göre uygun yolu seçer.
Anlaşmalı Boşanma Davasından Vazgeçme
Anlaşmalı boşanma davası, tarafların protokolde yer alan hususlarda irade birliği oluşturmasına dayanır. Eşlerden biri duruşma öncesinde veya duruşma sırasında vazgeçerse, anlaşmalı boşanma davasının sürdürülmesi mümkün olmaz. Bu durumda dava otomatik olarak reddedilmez. Davacı, talebini değiştirip çekişmeli boşanma sebeplerini ileri sürebilir ve yargılamaya devam edebilir.
Anlaşmalı boşanmadan çekişmeliye dönüşen dosyalarda süreç yeniden kurgulanır. Nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı konularında önceki protokolün bağlayıcılığı ortadan kalkar. Dolayısıyla her bir konu ayrı ayrı incelenir. Ayrıca tarafların ileri sürecekleri deliller bu aşamadan itibaren yeniden değerlendirilir. Öte yandan anlaşmalı boşanmanın bozulması, kendi başına bir ceza niteliği taşımaz.
Çekişmeli Boşanma Davasından Vazgeçme
Çekişmeli boşanma davasında davacı, her aşamada davadan feragat edebilir ya da davayı geri alma yolunu tercih edebilir. Davalı karşı dava açmışsa, davalının onayı olmadan davayı geri alma imkânı bulunmaz. Bu nedenle çekişmeli boşanmada vazgeçme süreci feragat yoluyla daha kolay yürür. Feragatte karşı tarafın muvafakati aranmaz.
Feragatin gerçekleştiği an mahkeme, davanın esastan reddine karar verir. Karar, kesin hüküm niteliği taşıdığından önceki olaylar bir daha boşanma sebebi olarak kullanılamaz. Diğer yandan feragat, taraflar arasındaki ilişkiyi sıfırlar. Bu nedenle feragat öncesinde aile hukukuna ilişkin alternatifler, özellikle fiili ayrılık veya yeni sebeplere dayalı dava açılabilirliği değerlendirilmelidir.
Vazgeçmenin Mali Sonuçları

Boşanma davasından vazgeçilmesinin ceza niteliğinde bir yaptırımı olmasa da mali birtakım sonuçları doğar. Öncelikle yargılama giderleri davadan vazgeçen tarafa yüklenir. Buna duruşma giderleri, tebligat masrafları, bilirkişi ücretleri ve vekâlet ücreti dâhildir. Karşı taraf vekille temsil edilmişse, vazgeçen taraf karşı vekâlet ücretini de ödemek zorunda kalır.
Harç iadesi konusu da özel bir düzenlemeye tabidir. Harçlar Kanunu uyarınca, davadan feragat edilmesi halinde harcın bir kısmı iade edilebilir. İade oranı, davanın geldiği aşamaya göre değişir. Henüz esasa ilişkin herhangi bir işlem yapılmamışsa harcın önemli bir kısmı iade edilir. Buna karşılık yargılamaya başlandıktan sonraki feragatlerde iade oranı düşer.
Bununla birlikte bazı dosyalarda taraflar, masrafların nasıl paylaşılacağını aralarında mutabakata bağlayabilir. Bu durumda mahkeme de bu mutabakatı esas alarak karar verir. Dolayısıyla vazgeçme sürecinde mali yüklerin önceden net biçimde tanımlanması, ileride uyuşmazlık çıkmasının önüne geçer.
Affetmiş Sayılma Kuralı
Feragat yoluyla sonlanan boşanma davasında, dava konusu yapılan olaylar affedilmiş sayılır. Bu kural Yargıtay tarafından yerleşik biçimde uygulanmaktadır. Affetmiş sayılma, aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılmasının önüne geçer. Böylece hukuki güvenlik ilkesi korunur ve davalı taraf sürekli dava tehdidi altında bırakılmaz.
Ancak affetmiş sayılma yalnızca feragat anına kadar gerçekleşen olaylar için geçerlidir. Feragatten sonra yaşanan yeni olaylar, yeni bir boşanma davasına konu olabilir. Örneğin feragat sonrasında yeniden yaşanan şiddet, aldatma veya ekonomik baskı olayları yeni bir boşanma davasının gerekçesi olarak kullanılabilir. Dolayısıyla affetmiş sayılma kuralı, geleceğe dönük bir sınırlama getirmez.
Vazgeçtikten Sonra Yeniden Boşanma Davası Açmak
Boşanma davasından vazgeçilmesi, yeniden dava açma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak yeni dava için belirli şartların sağlanması gerekir. Bu şartlar feragat ve davayı geri almada farklılık gösterir. Diğer yandan tarafların fiilen ayrı yaşadığı durumlar için TMK'da özel bir yol öngörülmüştür.
Yeni Sebeplere Dayalı Dava
Feragat sonrasında açılacak yeni boşanma davasında yeni sebeplere dayanılması zorunludur. Önceki davanın konusu olmuş olaylar, af kapsamında kaldığından kullanılamaz. Yeni dava; feragat sonrasında yaşanan yeni bir aldatma, fiziksel veya psikolojik şiddet, ekonomik baskı gibi olaylara dayanmalıdır. Bu olayların tanık, belge ve diğer delillerle desteklenmesi ispat gücü açısından önemlidir.
Fiili Ayrılık Yoluyla Dava (TMK m. 166/IV)
Reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren üç yıl boyunca eşler bir araya gelmezse, açılacak yeni dava boşanmayla sonuçlanır. Bu durumda yeni sebep ileri sürme zorunluluğu aranmaz. Fiili ayrılığın varlığı yeterli kabul edilir. Üç yıllık süre, kesinleşme tarihinden itibaren başlar. Ayrıca bu süre içinde kısa süreli barışma girişimleri, sürenin kesilmesine yol açmaz.
Duruşmaya Gelmemenin Hukuki Sonuçları
Davadan vazgeçme niyetinde olan eş, duruşmaya gelmemeyi tercih edebilir. Ancak bu durum feragatle aynı sonucu doğurmaz. HMK uyarınca tarafların duruşmaya mazeretsiz biçimde gelmemesi hâlinde mahkeme, dosyayı işlemden kaldırabilir. Üç ay içinde yenilenmeyen dosya açılmamış sayılır. Bu yol, feragate kıyasla daha esnek bir sonuç doğurur.
Dosyanın işlemden kaldırılması, ileride aynı sebeplere dayanarak yeni dava açılmasını engellemez. Ancak bu yolun kullanılmasında yargılama giderleri ve harç iadesi konuları yeniden gündeme gelir. Ayrıca davanın yenilenmemesi, karşı taraf açısından da hak kaybına yol açabilir. Dolayısıyla duruşmaya gelmeme yolu bilinçli biçimde ve hukuki danışmanlık alınarak tercih edilmelidir.
Nafaka, Tazminat ve Velayete Etkisi
Boşanma davasından vazgeçildiğinde, dava içinde talep edilen nafaka, tazminat ve velayet konuları da kendiliğinden düşer. Ancak dava sürecinde verilmiş tedbir nafakası ödemeleri geriye alınmaz. Tedbir nafakası, evlilik birliği devam ederken eşin ve çocuğun maddi ihtiyacının karşılanması amacıyla verildiğinden, davadan vazgeçilse bile geçmiş dönemlere yönelik hak kaybı oluşmaz.
Yoksulluk ve iştirak nafakası ise yalnızca boşanma kararı verilmesi durumunda gündeme geldiğinden, davanın düşmesiyle birlikte otomatik olarak sona erer. Maddi ve manevi tazminat talepleri de benzer biçimde düşer. Yeniden açılacak davada tazminat ve nafaka talepleri yeniden ileri sürülebilir. Ancak önceki davada yapılan tüm usul işlemleri geçersiz sayılır ve süreç sıfırdan başlar.
Tedbir Kararları ve Vazgeçme
Boşanma davası süresince alınan tedbir kararları, vazgeçme ile birlikte farklı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Koruma tedbiri, aile konutu şerhi ve malvarlığına ilişkin ihtiyati tedbirler dava süresince uygulanır. Davadan vazgeçilmesiyle birlikte bu tedbirler de kural olarak sona erer. Bununla birlikte 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararları ayrı bir değerlendirme konusudur. Bu kararlar, boşanma davasından bağımsız biçimde uygulanmaya devam eder.
Aile konutu şerhinin kaldırılması için ayrıca talep edilmesi gerekir. Şerhin otomatik olarak silinmemesi, malik olmayan eşin menfaatlerini korumaya yönelik bir güvencedir. Dolayısıyla vazgeçme kararı verilmeden önce tedbirlerin sürüp sürmeyeceği ve sonuçları titizlikle incelenmelidir.
Vazgeçme Kararında Dikkat Edilmesi Gereken Süreler
Boşanma davasından vazgeçme sürecinde sürelerin doğru yönetilmesi, hak kayıplarının önüne geçer. Feragat beyanı hüküm verilene kadar her aşamada yapılabilir. Ancak hüküm verildikten sonra feragat, istinaf veya temyiz aşamasında sunulduğunda farklı sonuçlar doğurur. Bu aşamada feragat, üst mahkemenin karar vermesini engelleyebilir ve davayı sona erdirebilir.
Duruşmaya gelmeme yoluyla dosyanın işlemden kaldırılması sonrasında üç aylık yenileme süresi kritik önem taşır. Bu süre içinde dosyanın yenilenmesi için dilekçe sunulmazsa dava açılmamış sayılır. Bir başka önemli süre, feragatten sonra yeniden dava açılması durumunda söz konusudur. Yeni olayların tarihlerinin feragat sonrasına denk geldiğini ispatlayacak süreç yönetimi, dosyanın başarısı için belirleyicidir.
Yargıtay Yaklaşımı
Yargıtay, boşanma davasından feragat kararının kesin hüküm niteliği taşıdığını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Feragatten sonra aynı olaylara dayanarak açılan yeni davaların reddine karar verilmesi yerleşik bir uygulamadır. Bununla birlikte yeni olaylara dayanan davalarda feragat bir engel oluşturmaz. Yargıtay, kararlarında özellikle feragat beyanının kayıtsız ve şartsız olmasına dikkat eder.
Duruşmaya gelmeme yoluyla dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin içtihatlar da belirleyici niteliktedir. Üç aylık yenileme süresinin kesin olduğu, bu süre içinde yenilenmeyen dosyanın açılmamış sayılacağı hususu sıklıkla vurgulanır. Ayrıca anlaşmalı boşanma davasından vazgeçmenin çekişmeli boşanmaya dönüşmesi, Yargıtay'ın üzerinde durduğu önemli bir usul meselesidir.
Karşı Davalı Eşin Durumu ve Muvafakat
Boşanma davasında davalı taraf, yargılamanın devam etmesinde kendi lehine bir menfaate sahip olabilir. Özellikle karşı dava açmış davalı için davacının geri alma talebi sürecin belirleyicisi olur. HMK uyarınca davacının davayı geri alması, karşı tarafın muvafakatine bağlıdır. Davalı muvafakat vermezse dava geri çekilemez ve yargılamaya davacı aleyhine devam edilir. Bu durumda mahkeme, davanın esasını incelemeye devam eder ve olayları delillerle değerlendirir.
Buna karşılık feragat yoluyla vazgeçmek için davalının muvafakati aranmaz. Davacının tek taraflı iradesiyle feragat gerçekleşir ve mahkeme bu irade üzerine esastan ret kararı verir. Ancak davalı karşı dava açmışsa, davacının feragati yalnızca kendi davası için sonuç doğurur. Karşı dava bağımsız biçimde yürümeye devam eder. Dolayısıyla karşılıklı açılmış davalarda feragat ve geri alma usullerinin nasıl işlediği ayrıntılı bir değerlendirme gerektirir.
Ayrıca davalı eş, davanın geri alınmasına muvafakat vermeyi reddederken davanın düşmesini de talep edemez. Bu nedenle taraflar arasında müzakere süreci başlayabilir. Bu müzakereler, tazminat, nafaka ve mal paylaşımı konularında karşılıklı tavizler içeren bir mutabakatla sonuçlanabilir. Dolayısıyla davadan vazgeçme sürecinde davalı eşin konumu da belirleyici bir unsurdur.
Mahkemece Verilebilecek Karar Türleri
Davadan vazgeçme durumunda mahkemenin verebileceği kararlar, kullanılan yola göre farklılaşır. Feragat durumunda mahkeme, davanın esastan reddine karar verir. Bu karar kesin hüküm niteliği taşır. Davayı geri alma halinde ise dava geri alınmış kabul edilerek yargılamaya son verilir. Bu karar kesin hüküm niteliği taşımadığından, aynı konuda yeniden dava açılabilir.
Duruşmaya gelmeme yoluyla dosyanın işlemden kaldırılmasında, mahkeme dosya üzerinde yeni bir işlem yapılmadığını tespit eder. Yenileme talebi gelmezse üç ay sonunda dava açılmamış sayılır. Bu durumun hukuki sonucu, feragat ve geri almaya göre farklıdır. Dolayısıyla hangi yolun seçileceği, ileride davanın yeniden açılmak istenip istenmemesine göre kararlaştırılmalıdır. Ayrıca üç aylık sürenin sonunda dava kendiliğinden düştüğünden, ayrıca bir red kararı da verilmez.
Vazgeçmenin Çocukların Hukuki Durumuna Etkisi
Boşanma davası süresince çocuklarla ilgili alınan tedbir kararları, davanın akıbetine bağlı olarak değişir. Davadan vazgeçildiğinde, velayet ve iştirak nafakasına ilişkin hükümler ortadan kalkar. Ancak tedbir kararları çerçevesinde uygulanan geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri, davanın düştüğü tarihe kadar geçerliliğini korur. Bu tarihten sonra tarafların ortak hayatlarına geri dönmesi esastır.
Çocuğun üstün yararı, vazgeçme sonrasında da belirleyici bir ilke olmaya devam eder. Eşlerin ortak hayatlarını yeniden kurması durumunda çocuk için güvenli bir ortamın sağlanması önemlidir. Taraflar arasında yaşanan çatışmaların çocuğa yansıması hâlinde koruma tedbirleri, velayet değişikliği veya çocuk için özel destek talepleri mahkemeden bağımsız biçimde istenebilir. Dolayısıyla davanın sona ermesi, çocuk hakları alanındaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Avukatın Rolü ve Stratejik Değerlendirme
Boşanma davasından vazgeçme kararı, duygusal tepkilerle değil stratejik bir değerlendirmeyle verilmelidir. Avukat; danışanının amacını, maddi durumunu ve gelecek planlarını göz önünde bulundurarak feragat, geri alma veya duruşmaya gelmeme yollarından hangisinin uygun olacağını belirler. Bu karar yalnızca mevcut davayla değil, ileride açılması muhtemel davalarla da doğrudan bağlantılıdır.
Ayrıca mali sonuçlar, harç iadesi, vekâlet ücreti ve olası tazminat taleplerinin muhasebesi de avukatın sorumluluğundadır. Danışanın haklarını koruyacak şekilde sürecin yönetilmesi, ileride yaşanabilecek hak kayıplarını önler. Öte yandan barışma girişimleri doğru yönetildiğinde, davadan vazgeçme süreci tarafların lehine sonuçlanabilir.
Vazgeçme Dilekçesinin Hazırlanması
Boşanma davasından vazgeçmek için sunulacak dilekçe, hukuki sonuçların sağlıklı doğması açısından belirleyicidir. Feragat dilekçesinde irade beyanının kayıtsız ve şartsız biçimde yer alması gerekir. Ayrıca dilekçede dava dosyasının esas numarası, tarafların kimlik bilgileri ve feragat talebinin açıkça ifade edilmesi şarttır. Dilekçede belirsizlik veya şarta bağlı beyanlar bulunursa mahkeme, bu beyanı feragat olarak değerlendirmez.
Davayı geri alma dilekçesinde ise karşı tarafın muvafakatinin alındığı beyan edilmeli veya muvafakatin alınması için süre talep edilmelidir. Alternatif olarak duruşmada sözlü beyanla da geri alma işlemi gerçekleştirilebilir. Bu durumda tutanağa tarafların iradeleri açık biçimde yansıtılır. Dolayısıyla dilekçenin avukat denetiminde hazırlanması, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları baştan önler.
Yeniden Dava Açılmasında İspat Yükü
Feragatten sonra açılacak yeni boşanma davasında ispat yükü davacıya aittir. Davacının yeni sebeplerin varlığını somut delillerle ortaya koyması gerekir. Tanık beyanları, yazışma kayıtları, sağlık raporları ve diğer deliller bu aşamada belirleyicidir. Öte yandan feragat tarihinden önceki olayların yeni davada ileri sürülmesi hâlinde karşı taraf bu olayların af kapsamında kaldığını ileri sürebilir.
Mahkeme, ileri sürülen olayların feragat tarihinden sonra gerçekleşip gerçekleşmediğini titizlikle inceler. Tarih belirsizliği bulunan olaylar ispat güçlüğü yaratabilir. Bu nedenle yeni davada sunulacak delillerin tarih bilgisine yer vermesi büyük önem taşır. Ayrıca tanıkların olayların gerçekleştiği dönemi açıkça ifade etmesi, davanın seyri açısından kritik bir unsurdur.
Barışma ve Ortak Hayatın Yeniden Kurulması

Davadan vazgeçmenin en yaygın nedenlerinden biri tarafların barışmasıdır. Ortak hayatın yeniden kurulması durumunda, davanın feragat yoluyla sonlandırılması pratik bir tercih olabilir. Barışma sonrasında eşlerin yeniden dava açma ihtimalini düşürmek için evlilik danışmanlığı ve aile terapisi gibi destek mekanizmalarından yararlanılabilir. Bu destekler, evlilik birliğinin sağlıklı biçimde sürdürülmesine katkı sağlar.
Bununla birlikte barışma her zaman kalıcı olmaz. Bu nedenle feragat yerine davayı geri alma yolu tercih edildiğinde, ileride yeniden dava açma hakkı saklı tutulur. Davayı geri alma için karşı tarafın muvafakati gerektiğinden, bu yolun kullanılabilmesi her dosyada mümkün olmayabilir. Öte yandan bazı çiftler duruşmaya gelmemeyi tercih ederek dosyanın işlemden kaldırılmasını sağlar ve ileride gerekli görürlerse yeniden dava açabilirler.
Vazgeçme ve Mal Rejimi Tasfiyesi İlişkisi
Boşanma davasının düşmesi, açılmış olan veya açılması planlanan mal rejimi tasfiyesi davasını doğrudan etkilemez. Mal rejimi tasfiyesi için evliliğin sona ermiş olması gerekir. Boşanma davasından vazgeçildiğinde evlilik birliği sürmeye devam ettiğinden, mal rejimi tasfiyesi de gündeme gelmez. Bununla birlikte tarafların mal ayrılığı sözleşmesi yapmış olmaları farklı bir sonuç doğurur.
Eşler, evlilik birliği sürerken de noter aracılığıyla mal ayrılığı sözleşmesi yapabilirler. Bu sözleşme ile edinilmiş mallara katılma rejimi sonlandırılır ve yerine mal ayrılığı rejimi getirilir. Böylece boşanma davasından vazgeçilse de mal rejiminin değiştirilmiş olması nedeniyle, eşlerin malvarlıkları üzerindeki hakları birbirinden bağımsız hale gelir. Ayrıca mal ayrılığı rejimi, ileride açılacak boşanma davasında mal paylaşımı sürecini kökten etkiler.
Dava Sürecinde Elde Edilen Delillerin Akıbeti
Boşanma davası sürecinde toplanan deliller dosyada kalır. Davadan vazgeçilmesi, bu delillerin silinmesi veya iade edilmesi sonucunu doğurmaz. Ancak bu deliller, feragat yoluyla sonlanan davada kesin hüküm kapsamında kaldığından, aynı olaylara ilişkin yeni davada kullanılamaz. Buna karşılık davayı geri alma yoluyla sona erdirilen dosyada deliller, aynı olaylara ilişkin yeniden açılacak davada yeniden sunulabilir.
Davadan vazgeçildikten sonra dosyaya erişim hakkı da önemli bir konudur. Taraflar, dosya üzerindeki kendi beyanları ve delillerine her zaman ulaşabilirler. Ancak davalı tarafa ilişkin bazı özel verilerin paylaşımı KVKK kapsamında sınırlamalara tabidir. Dolayısıyla vazgeçme sonrasında dosya içindeki delillerin nasıl kullanılacağı hukuki danışmanlık kapsamında değerlendirilmelidir.
Boşanma davasından vazgeçmek, ceza doğuran bir eylem değildir. Ancak harç iadesi, yargılama gideri, affetmiş sayılma ve yeniden dava açabilme gibi konularda önemli hukuki sonuçlar doğurur. Feragat ile davadan geri alma arasındaki farkın doğru kavranması, sürecin sağlıklı yönetilmesi için belirleyicidir. İzmir'de aile hukuku alanında faaliyet gösteren Avukat Aydın Aytuğ, aydinaytug.av.tr üzerinden sunduğu danışmanlık hizmetleriyle boşanma davasından vazgeçme kararı öncesinde tarafların olası senaryoları değerlendirmesine destek olur ve sürecin hak kaybı yaşanmadan tamamlanmasına rehberlik eder.





